"Bir amcamız bayılmış, karısından habersiz oturdukları evi satıp dijital koyunlara yatırmış, denizin uğultusunu bastıran acı çığlıklar yükseldi yine."
" Elinizde olana sahip çıkın, duman olur tütersiniz sonra..."
kitaba alıntılarla başlamak istedim.
Para Gürültüsü çağdaş Türk edebiyatının usta kalemlerinden Latife Tekin 'nin Can Yayınları etiketi ile modern dünyanın ve dijital çağın parayı salt bir değişim aracı olmaktan çıkarıp insan ruhunu, doğayı ve ilişkileri esir alan boğucu bir "gürültüye" dönüştürmesini konu alır.
Algoritmaların, grafiklerin ve finansal jargonun hayatı kuşattığı bir sistemde; paranın yarattığı eşitsizlik, yoksulluk ve güç ilişkilerini kendine özgü anlatımıyla eleştirir.
Kitap, annenin spiritüel arayışları ile piyasa analizi yapan "Kikobaki" karakterinin dijital dünyası arasında gidip gelen çok sesli bir yapıya sahiptir. Paranın yarattığı finansal kazanç veya manipülasyon amacıyla ortaya atılan asılsız iddiaların, piyasalarda ve toplumda yarattığı çok sesli, kör edici ve kaotik bilgi kirliliğine karşı bireysel direnişler sorgulanır ve yazar bunları geleneksel büyülü gerçekçi üslubunun dışına çıkarak sokak argosu, rüya imgeleri ve finans terimlerini harmanladığı daha deneysel ve öfkeli bir dil kullanarak anlatır.
"Doğasına uygun davranan birini değiştirmeye çalışmanın, ateşe, "Serin ol," demekten farkı yoktu."
"Beyin aradığını bulur, kalpten hayal eden sevdiğine kavuşur!"
Para GürültüsüLatife Tekin · Can Yayınları · 2026158 okunma
"Özellikle duygusal bir yapın varsa, ince düşünüyorsan, hassas bir kişiligin varsa ne yaparsan yap bu hayatın acemisi oluyorsun."
"Sen hüzünlüsün diye dünya durup sana yol vermeyecek."
"Bir yeri gerçekten terk etmeyen, yeni bir yola çıkamaz."
Klinik Psikolog Beyhan Budak tarafından kaleme alınan Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi "Güçlü Bir Psikolojiye Sahip Olmanın Yolları " Kronik Kitap etiketiyle yayımlanan bir kişisel gelişim ve psikoloji kitabıdır.
Yazarın samimi ve sohbet havasındaki diliyle öne çıkan eser, okuyucunun günlük yaşamda daha mutlu, özgür ve güçlü bir psikolojiye sahip olması için pratik tavsiyelerini günlük hayattaki zorluklarla başa çıkabilmek adına uygulanabilir pratik ipuçları paylaşırken hayatın basit zevklerini, minimalizmi keşfetmeyi ve zihinsel yüklerden arınmayı hedefler.
"Bana kötü hissettiren kalabalıklardansa kaliteli yalnızlığı tercih ederim."
"İnsan vazgeçebildiği kadar zengindir."
"Yarım kalmış bir sürü kitap, "Yarın devam ederim," diye yarım bıraktığım bir sürü film ve dizi, "Görüşelim," dediğim ama yıllarca görüşmediğim onlarca arkadaşım var."
"Önemli olan sözler değil, davranışlardır. Sevdiğini söyleyen biri yerine, sevgisini gösteren birine inanın."
"Bir şey (birçok şey, bir şeyler) öğrenmek için okumak, kitaba yönelmek ile, haz duyulduğu (duyulacağı umulduğu) için okumağa oturmak arasında, gerçekten, büyük bir fark var mı? Hatta, herhangi bir fark var mı?"
Türk edebiyatının en özgün postmodern yazarlarından Bilge Karasu kaleminden Ne Kitapsız Ne Kedisiz 1994 yılında yayımlanan ve Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'ne layık görülen yazarın ödüllü deneme inceleme kitabıdır. Eser, felsefe düşünce türünde kendine özgü ifadeleriyle metis yayınlarından okuyucuları ile buluşur Türk entelektüel dünyasının ve hayvansever kitap kurtlarının adeta ortak mottosu haline gelmiştir. yazarın okuduğum ilk kitabı ama her bir cümlesinin altını çizdim sanki çünkü yazar
“Hangi yazar -okumayı yaşamının bir parçası saymışsa- kitap üzerine, kitaplarla ilişkiler üzerine bir şeyler yazmamış?” diyerek benim dikkatimi zaten çekmeyi başarmıştı.
"Okur kitap arar ama, kitabın da okuru bulduğunu ben çok gördüm." dediği anda benimde bu kitaba karşı ilgim daha da arttı.
Kitap 8 farklı denemeden oluşuyor ve konular birbirinden farklı olsa da her bir bölümde merakınız artıyor ve o bölüm ve diğer bölümlerle bir bütün olduğunuzu hissediyorsunuz. Son bölümde ise 50 yaşında değilseniz 50 yaşınızdaki halinizi düşündürüp artık sizi başbaşa bırakıyor.
"Durmaksızın öğrenmek gerekiyor; kendini tanımak, her günün değişikliğine kendini uyarlamak."
bu bölümde altını çizdiğim acaba ben nasıl olurdum diye düşündüğüm alıntıyı paylaşıyorum.
Diğer bölümleri toparlayacak olursam:
*Okumanın kitapseverler için ne ifade ettiği ve ortak his ve duyguların anlatıldığı bölüm
*İletişimde dilin, imgelerin ve düşüncenin rolü ve önemi üzerine düşüncelerini aktardığı bölüm
*Kitapların sadece fiziksel birer nesne değil, hayatı anlamlandırma aracı olduğunu ifade ettiği bölüm
*İnsanların