Herkese merhaba
Zorba, çeşitli sebeplerden sürekli okumayı ertelediğim bir kitaptı. Daha da erteleyebilirmişim aslında :) Sevemedim maalesef.. Hakkında yazılanlar, anlatılanlar o kadar övgü doluydu ki böyle duygular besleyeceğimi düşünmezdim hiç.
Kahramanımız Aleksi Zorba yaşamın tadını çıkarma isteği ile dolu, alaycı, olabildiğince özgür ruhlu bir adam. Geçmişinde hatalar yapmış ama o hatalardan dersler çıkarmış. Feleğin çemberinden geçmiş dedikleri var ya tam olarak öyle biri. Hayata karşı yorgun, isyankar ama her şeyin farkında olacak kadar da realist. Verdiği öğütler, söylediği cümleler alıp düşünülesi, pay çıkartılası. Fakat o bilmiş bilmiş konuşmaları beni itti. Yaşam, dinler, Tanrı inancı kitap boyunca sorgulanıyor. Ve gelelim asıl konuya.. Kadınlar.. Kadınlar ile ilgili söylediği o kadar olumsuz cümle var ki, kadına olan bakış açısını hiç sevemedim. Belki bu noktaya çok takılı kaldığım içindir, herkesi etkileyen o konuşmalar, öğütler beni etkilemedi.
Okuyun mutlaka diyemeyeceğim bir eser diyorum ve kitaptan kadınlarla ilgili birkaç cümleyi paylaşıyorum.
"Kadınlardan ne beklersin, kiminle denk gelirse çocuk yapmalarını."
"Kadın mıyız ki avuntu isteyelim."
"Kadındır demedik mi, hemen hüzünleniveren bir yaratıktır."