Böylece Ahab'ın tutkusu ondan ayrı, bağımsız bir güç haline gelmişti; öyle ki, Ahab'ın kendisi bile korkup kaçıyordu ondan. Kamarasından fırlayıp çıkan adam, boşalmış bir kabuk, uyurgezer ruhsuz bir varlık gibiydi. Yaşayan bir ışık yok değildi gözlerinde, ama hiçbir şeyi aydınlatamayan bu ışık, karanlığın ta kendisiydi. Tanrı yardımcın olsun, ihtiyar! Düşüncelerin bir başka adam yaratmış senin içinde. Kendini bir Prometheus'a çevirmişsin azgın kafanla! Bir akbaba her gün gelip yiyecek yüreğini senin, kendi yarattığın bir akbaba!