Harun Turan

Harun Turan
@BehnaAxe
Ne kadar okursan oku bilgine yakışır şekilde davranmıyorsan cahilsin demektir. ~Sadi Şirazi
Hassa Mimarlarının Başı Fakir Sinan
9/10
·136 syf.··
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 23:27
Dahil olduğum bir kitap okuma grubunda keşfettiğim bu kitabı, grubun tahlilini yapma esnasında ne yazık ki okuyamamıştım. Tahlile kitabın yazarı da İbrahim Zeyd Gerçik katılmıştı. Yazar, tane tane Sinan’ı anlatırken bir yandan da günümüz dünyasıyla ilişkilendiriyordu. Öte yandan Sinan’ın eserlerini projeksiyon yardımıyla ekrana yansıtıp bizlere eserleri hakkında önemli bulduğu detayları aktarıyordu. Doğrusu, bir kitap tahlil sunumunu bu denli beğeneceğimi hiç tahmin etmemiştim. Ardından hiç zaman kaybetmeden eseri okumaya koyuldum. Kitabın dili oldukça yalın, alışılması kolay bir üsluba sahipti; böyle olunca da çabucak bitirdim. Eserde bir yandan Osmanlı medeniyetinin inşasını Sinan üzerinden görürken, öte yandan bu inşa sürecinin günümüz dünyasında işletme yönetim modeliyle psikolojik ve sosyolojik yaklaşımlarını buluyorsunuz. Osmanlı medeniyetinde yer yer Sinan’ın ayak izlerini görüyoruz. Fakat Sinan’ın bizzat kendi hayatıyla ilgili çok az bilgi vardır. Sinan, kendisini tanımak isteyenlerin onu eserlerinde bulabileceklerini, eserleriyle vurgular. Sinan’ın nezaketinin büyüklüğü her eserinde fark edilmekte; özellikle başyapıtı olan Süleymaniye Külliyesi’nde. Kitap, sık sık Süleymaniye Külliyesi etrafında bazı önemli noktalara değinerek asıl vermek istediği mesajı ortaya koymaktadır. Bir yandan da Kanuni Sultan Süleyman’a yer vermektedir. Hem Sinan ve eserleri hakkında bilgi sahibi olmak hem de bu eserlerin bugünün dünyasına neler anlattığını görmek isteyenler için kitap okunması gereken önemli bir eserdir.
Alıntı
Bir Yönetim Modeli: Mimar Sinanİbrahim Zeyd Gerçik · Küre Yayınları · 201755 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sen Olsaydın Babana Ne Yazardın ?
9/10
·88 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2026 23:45
Günün birinde babanıza bir mektup yazma şansınız olsaydı neler yazardınız? Coğrafyalar değişse de baba ve oğul arasındaki ilişki çoğu zaman birbirine benzer. Kimileri babalarıyla dostane büyür, iç dünyalarında bir şeyler biriktirmezler. Kimileri de sadece büyürler. Peki, babamıza karşı beslediğimiz duygular nelerdir? Korku mu, sevgi mi? Bazen cevap vermekte bile zorlanırız. Babalara karşı bazı soruların cevabı bile yoktur. Yani aslında kararsızlıktan söz ediyorum. Peki ya bir gün babamıza karşı hissettiklerimizin hepsini yazsaydık? Kafka, bu mektubunda babasına karşı beslediği duygularını; kırgınlıklarını, korkularını, tiksintilerini, dahası babasının yaptıkları ya da yapmadıkları şeylerden dolayı ona karşı beslediği duyguları ele almış. “Beni neredeyse hiç dövmediğin doğrudur. Ancak bağırış tarzın ve yüzünün kıpkırmızı oluşu, pantolon askılarını alelacele çözerek sandalyenin arkasına asışın — bunlar benim için dayak yemek kadar kötüydü.” Okuduğunuzda babaya karşı bir çocuğun sitemini göreceksiniz. Babanızla ilişkiniz nasıl ya da nasıldı bilmiyorum ama bu kitap, babanızla olan ilişkilerinizde sizi eskiye götürecek. Yaşadıklarınızla ilişkili olarak hissedecekleriniz de muhakkak değişecektir. Babaya Mektup, yalnızca Kafka’nın babasına yazdığı bir mektup değil; çoğumuzun içinde yıllarca susturduğu cümlelerin kâğıda dökülmüş hâlidir.Bu mektupta Kafka’yı değil, zaman zaman kendinizi okuyacaksınız. Ve kitap bittiğinde geriye tek bir soru kalacak: Ben olsaydım neler yazardım ?
Alıntı
Babaya MektupFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 201754,1bin okunma
İsrail,Mitler ve Terör Kitabının İncelenmesi
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
İsrail,Mitler ve Terör Kitabının incelenmesi Hakikatler, karanlıkta olanlar için korkutucu ve tehlikelidir. İsrail ve Siyonizm üzerine yaptığı çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çeken ve İsrail’in hedefi haline gelen Dünyaca ünlü Fransız düşünür ve yazar Roger Garaudy ‘İsrail mitler ve terör’ kitabında Siyonizme dair oldukça çarpıcı bilgileri ve gerçekleri gözler önüne seriyor. Siyonizm’in dünya üzerindeki baskıcı lobileri hiçbir yayınevinin bu kitabı yayınlamasına fırsat vermiyor yada yayınevi cesaret edemiyor. Nihayet Yazar Garaudy ,kitabnı kendisi yayınlıyor. Kitapta yer alanlar aslında bakıldığı zaman çoğumuzun etraftan duyduğu bilgilerden oluşuyor. Garaudy bu bilgiler üzerine bir kez daha bizi düşünmeye sevk ettiriyor ve ileri sürdüğü argümanları da aleladede bir yorum şeklinde değil argümanın altyapısını geçmişten itibaren süre gelen bilgiler ve meydana gelen olayları karşılaştırarak Siyonizm hakkında duyduğumuz, bildiğimizi zannettiğimiz şeyler üzerine bizleri bir kez daha düşündürüyor. Kitap üç ana başlıktan meydana geliyor. Birinci bölüm; Teolojik Efsaneler, ikinci bölüm; XX. Yüzyılın Efsaneleri ve üçüncü bölüm; ‘Efsanenin Siyasi Kullanımı’ bu bölümler bittikten sonra yazar üç bölümü hem özetleyecek hem de bazı yorumlarda bulunacak sonuç kısmıyla kitabı sonlandırıyor. Birinci Bölüm:Teolojik Efsaneler Siyonizm nasıl ortaya çıktı ? Siyonizm nedir ? Bu sorulara cevap bulmak hiç te zor değil. Bizzat Siyonist ekseriya açıkça bunları cevaplamaktadırlar. Theodor Herzl bu programın Yahudilikten değil 19.yüzyıl Avrupa milliyetçiliğinden doğmuş milliyetçi bir doktrin olduğunu açıkça dile getirir. Öyle ya dünya tarihinde insanlığın başına gelen en kötü olay ve olguların altında milliyetçilik varlığını hep koruyordu. Kendisi zaten inanmadığını hatta agnostik olduğunu
Tarih-Araştırma
İsrail, Mitler ve TerörRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 201536 okunma
Asla Taviz Vermeyen Bir Alimenin Zindan Hatıraları
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Bu yola baş koyan kişilerin başına gelen musibetler çoğalır. Öyle bir yol ki bu, başına her ne musibet gelirse gelsin bu yolda taviz verilmez. Sebat edilir çünkü bilir ki Allah sebat edenlerle beraberdir. Ve yoldaki Müslüman, Allah'ın dilediği dışında başına hiçbir şeyin gelmeyeceğini bilir. Her ne olursa olsun taate, zikre ve ibadete devam eder. Mısır zindanları dünden bugüne Yusufileri mahkum etti. Ne onların zalim hükümdarlığı bitti ne de Yusufiler. Abdunnasır dönemi de bu zalim idarenin hüküm sürdüğü bir dönemdir. Müslüman Kadınlar Birliği (1937) kurulduktan bir süre sonra Müslüman Kardeşlere Zeyneb Gazali tarafından katılması kararlaştırıldı. Zeyneb Gazali, Hasan el Bennaya gönderdiği pusulada konuyla alakalı şunları belirtti: "Zeyneb el Gazali el Cebili, bugün sana yönelmektedir ve kendisini Allah'a davete adamaktan başka hiçbir arzusu yoktur. Allah yolunda bugün bu davet erini, dilediği gibi çalıştırmaya ehil olan yegane şahsiyetsin. Emir ve talimatını bekliyorum sayın imam!" Zeyneb Gazali, Hamidiye Kutuba (Seyyid Kutub'un kardeşi) Seyyid Kutub'a iletilmesi için bir cemaatin yol haritasının nasıl olması gerektiğiyle ilgili çalışmalardan bahsetti. Ardından okumakta oldukları kitapların bir listesini verdi. Listede İbn Kesir Tefsiri, İbn Hazm'ın Muhalla'sı, İmam Şafii'nin el-Umm kitabı ve Fizilal Kuran yer alıyordu. Zeyneb Gazali, 20 Ağustos 1965'te tutuklandı. Başından binbir türlü eziyetler geldi, büyük işkenceler gördü. Elinizdeki bu kitap tam da bu işkenceleri anlatıyor. Bu işkenceler esnasında Zeyneb el Gazali'ye bir kağıt bırakıp yapmadığı suçları yazmasını istiyorlar. Zeyneb Gazali'nin buraya yazdıkları davet metodunu, ilkeleri bağlamındaki mübarek misyonunu ele almaktadır. İslam'a neden davet ettiklerini, hükümetin onlara Abdunnasır'ı öldürme planından
Din
Zindan HatıralarıZeynep Gazali · Madve Yayınları · 20172,501 okunma
İslami Şahsiyetin İnşası
8/10
·256 syf.··
2023 6. kitabı
“Müslüman olmak büyük bir iddia sahibi olmak” kitabın ilk kısmı takdim de yer alan bu ilk cümle aslında kitabın neleri kapsayacağını baştan iletmektedir. Hatta bu ilk cümle için kitabın ana fikridir denilebilir. Yazarın birçok farklı yazılarından derlenen bu kitap her ne kadar farklı yazılardan oluşsa da anlam itibariyle bütünlüğünden taviz vermemiş. Birinci yazının düşünce, eylem ve ilişkilerimizde temel ölçümüz başlığı da yine kitabın bütününe dair fikir vermesi açısından dikkat çekicidir. Gerek bireysel anlamda Müslüman bireylerin gündeme, tarihi olaylara ,içinde bulunduğu topluma karşı nasıl tavır takınmaları gerek İslami camiaların bu tavırlara karşı nasıl duyarlı davranmaları gerektiği hakkında yazar tavsiyelerde bulunuyor. Bütün bireysel ve toplumsal davranışların veya tartışmaların neyin esas alınacağına dair yazar kuran ve sünnet ölçüsünü ele alıyor. Buna dair verdiği bir örnekte söz konusu bir mekanın eni yada boyu hesaplanırken herhangi bir ölçü esas alınmadığında ihtilafların boy göstereceğini vurguluyor fakat hesapları yapanlar bir ölçüde mutabık olurlarsa ihtilafların son bulacağını vurgulamakta işte aynen bu misaldeki gibi Müslümanların ihtilafları kuran ve sünnet ölçüsü baz alındığında sona erecektir. Gibi örneklerle konunun daha anlaşılır olmasını sağlıyor. Müslüman şahsiyetin gündeme yaklaşımını vurgularken ‘gündem tartışmasının önemi nedir ? Gündemimizi biz mi belirliyoruz ? Yoksa belirlenmiş gündemlerin peşinden mi sürükleniyoruz? Gibi sorularla yaklaşımımızın nerede olması gerektiğine dair ipuçları veriyor. İçinde bulunduğumuz camianın bir hatasını gördüğümüzde bunu duyarlılıkla iletmemiz gerektiğini vurguluyor. Bunun nedenini İslami bir sorumluluk olarak cevaplıyor. Bunu da şu cümlelerle dile getiriyor; Yok eğer bizden inandığımı değerlere
Din
İslami Şahsiyetin İnşâsıRıdvan Kaya · Ekin Yayınları · 202442 okunma