“Müslüman olmak büyük bir iddia sahibi olmak” kitabın ilk kısmı takdim de yer alan bu ilk cümle aslında kitabın neleri kapsayacağını baştan iletmektedir. Hatta bu ilk cümle için kitabın ana fikridir denilebilir. Yazarın birçok farklı yazılarından derlenen bu kitap her ne kadar farklı yazılardan oluşsa da anlam itibariyle bütünlüğünden taviz vermemiş. Birinci yazının düşünce, eylem ve ilişkilerimizde temel ölçümüz başlığı da yine kitabın bütününe dair fikir vermesi açısından dikkat çekicidir. Gerek bireysel anlamda Müslüman bireylerin gündeme, tarihi olaylara ,içinde bulunduğu topluma karşı nasıl tavır takınmaları gerek İslami camiaların bu tavırlara karşı nasıl duyarlı davranmaları gerektiği hakkında yazar tavsiyelerde bulunuyor. Bütün bireysel ve toplumsal davranışların veya tartışmaların neyin esas alınacağına dair yazar kuran ve sünnet ölçüsünü ele alıyor. Buna dair verdiği bir örnekte söz konusu bir mekanın eni yada boyu hesaplanırken herhangi bir ölçü esas alınmadığında ihtilafların boy göstereceğini vurguluyor fakat hesapları yapanlar bir ölçüde mutabık olurlarsa ihtilafların son bulacağını vurgulamakta işte aynen bu misaldeki gibi Müslümanların ihtilafları kuran ve sünnet ölçüsü baz alındığında sona erecektir. Gibi örneklerle konunun daha anlaşılır olmasını sağlıyor.
Müslüman şahsiyetin gündeme yaklaşımını vurgularken ‘gündem tartışmasının önemi nedir ? Gündemimizi biz mi belirliyoruz ? Yoksa belirlenmiş gündemlerin peşinden mi sürükleniyoruz? Gibi sorularla yaklaşımımızın nerede olması gerektiğine dair ipuçları veriyor.
İçinde bulunduğumuz camianın bir hatasını gördüğümüzde bunu duyarlılıkla iletmemiz gerektiğini vurguluyor. Bunun nedenini İslami bir sorumluluk olarak cevaplıyor.
Bunu da şu cümlelerle dile getiriyor;
Yok eğer bizden inandığımı değerlere