Salih Karaoğlu

Salih Karaoğlu

Salih Karaoğlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·248 syf.·
105 günde okudu
·
2023 10. kitabı
Bahaeddin Özkişi
8.4/10 · 318 okunma
Böyle zamanlarda yalnız olduğuna kahrediyor insan ... Belki de kimse böyle şeyler hissetmiyordur. Olabilir miydi böyle bi şey: Bazı şeyleri sadece ben düşünüyor olabilir miydim? Gençliğimde bununla gurur duyardım, şimdiyse korkuyorum.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Derleme ve Çeviri faciası
Çeşitli makalelerin derlemesi yapılmış. Belirli bir sistematiği yok, çok fazla bilgiye yer vermiş fakat kendi yorumunu çok az yerde belirtmiş. Böyle olunca da makale mi okuyoruz yoksa bir uzman görüşü mü okuyoruz pek farkı olmuyor. Genellikle bu tür incelemelerde, çalışmalardan sentez yapar, uygun bir dille uzman bizlere görüşünü aktarır, özet kısmında ise içerikteki bilimsel dilden farklı olarak daha basit cümlelerle bilimsel metni, anlayabileceğimiz seviyeye indirir. Fakat burada görünen şu olmuş; PubMed' de ''babalık hakkında'' diye bir aratma sonucunda çıkan verileri sırasıyla kitaba koymuş. Lojistik regresyonu veya p değerinin<0,001 olmasını okuyacak olduktan sonra zaten ilgili makaleyi alırım. Gelelim çevirisine; BERBAT. Bu kitabı çevirenin kendine saygısı yok. Mesela, paragraf başı olan bu cümle '' Ancak bu görüş, pek çok farklı sebepten, ancak en çok da pratik uygulamalardan çok ideolojik bir çerçeveyle yetinmesi sebebiyle, pek çok kişi tarafından eleştirilmiştir.'' çevirdikten sonra bir kez okunsa, böyle bir dilin olmayacağı bilinir. Bu kadar eleştiri sonrasında hiç mi güzel yanı yok denilirse eğer, fikir ve derleme güzel fakat profesyonel bir yardım almadan kitap olması mümkün olmayan araştırmalar diyebilirim.
Çocuğunuzun Hayatında Babanın EtkisiEirini Flouri · Yakamoz Yayınları · 201761 okunma

Salih Karaoğlu

, bir kitabı yarım bıraktı
Eirini Flouri
6.3/10 · 61 okunma
Ölüm sanrıları
7/10
·96 syf.··
2023 9. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2023 08:14
Üzerinde çokça inceleme yazılan, değerlendirilen bir kitap. Bazı kıyafetlerin kumaşı aynı olur fakat etiketi meşhur bir markanın olduğunda alma isteği verir. Bu kitap da bana bu hissi verdi. 90 yaşına gelmiş bir adam, etrafında kısmen de olsa saygı uyandırıyor. Gönlünce yaşamış hatta yattığı kadınların sayısını bile tutmayı bırakmış artık fazlalığından. Karakter derinliği yok. Olay örgüsü belli belirsiz. Tamamen de değersiz bir esermiş gibi davranmayayım kitabını yorumladığım adam Nobel ödüllü. Birkaç cümle bence kitabı anlamaya yeterli; gençliğimin bu kadar çabuk gitmesini fark edemedim diyor mesela, orta yaşlı kimi görseniz bunu söyleyecektir hatta vereceği ilk öğüt bu olabilir. Kedisini uyutmayı teklif ettiklerinde, hemen empati yaparak, ''acaba beni de mi öldürecekler'' fikri aklına düşüyor. Ölüm korkusu, kaybolup gitme korkusu başlamış. Aşık olduğunu düşündüğünde olayı kabusa benzetiyor ama bundan da memnun oluyor. Demek ki bu duyguyu tatmadan insan eksik kalıyor. İnsanın doğasında bağlanmak var-kişilere,nesnelere olaylara-. Nitekim yazar da onca yıl boyunca kadın bedenine bağlanmış fakat eksikliğin bedende değil de duygularda olduğunu anlamak 90 yaşına kısmetmiş. Kitapta pişmanlıktan çok, ölüm korkusunu baskın buldum. Tıpkı yaşayamadıklarını çocukları üzerinden yaşamaya çalışan ebeveynler gibiydi. Yoksa, 14 yaşındaki kıza aşık olmak samimiyet uyandırmadı. Yine de okunabilecek kitaplardan, en azından hayatı daha dolu geçirme isteği uyandırıyor.
Benim Hüzünlü OrospularımGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201924,9bin okunma