Daha önce İstanbul Eyüp Belediyesi’nin yaptığı kitap okuma yarışmasına katılmıştım ve Bahaeddin Özkişi ile o yarışma sayesinde tanışmıştım. Tanışma kitabım da Köse Kadı’ydı. Kitaba yaptığım incelemede de yazara ne kadar geç kaldığımı dile getirmiştim.
Bahaeddin Özkişi, karakter ve olay kurgulamada Arthur Conan Doyle zekasına sahip bence. Nereden kim çıkacağı hiç belli olmayan karakterler, kılık değiştirip asla tanınmayanlar, ölen kişilerin yerine geçenler derken kitap sizi alıyor sürüklüyor derin bir istihbarat teşkilatının içine… Son ana kadar asla anlamıyorsunuz o kişinin kim olduğunu. Ve olayların seyrine şaşırıp kalıyorsunuz. Sonunda da vay be diyorsunuz, ne adam bu Bahaeddin Özkişi…
Uçtaki Adam kitabı da Köse Kadı’nın devamı. Yani Uçtaki Adam’ı direkt alıp okumayın. Önce Köse Kadı’yı okumazsanız hiçbir şey anlamazsınız.
Bu kitaptaki vatan uğruna serden geçen kişiler de yine Köse Kadı’daki gibi Osmanlı istihbarat teşkilatındaki kişiler. Her bölümde farklı bir kişiyi tanıyoruz. Kimini deliliğiyle, kimini sevdasıyla, kimini vatan sevgisiyle, kimini muhteşem zekasıyla, kimini kendini efsane bir şekilde kamufle edişiyle ve kimini de bilgeliğiyle… Okurken seçemiyorum hangi karakteri daha çok sevdiğimi. Hepsi muazzam, hepsi vatan için hem gönlündeki sevdadan hem de kendi canından vazgeçen insanlar. Eğer gerçekten bu sistem o dönemlerde böyle işlediyse, o insanlara ne kadar dua etsek az. Gözlerini bile kırpmamışlar vatan denince. Dönemin padişahının hangi Osmanlı padişahı olduğunu söylemek istemiyorum spoiler vermemek için. Siz okuyun siz bulun padişahı:)
Macar-Türk benzerliği yine fazlasıyla ön planda kitapta. Düşmanın da yiğit olanını versin Allah derler ya, Macarlar tam da öyle. Düşmanlık etmişler ama çok mertçe bir düşmanlık bu. Olacaksa böyle olsun gerçekten.
Köse Kadı isimli kitabın devamı olarak yazılmış bir eser. Yazar ilk kitabında ki gibi güzel bir eser bırakmış. Ancak kitabın sonunda devamı varmış gibi bir hava bırakmış olsada maalesef yazarın ömrü yetmemiş.
Ben bu gün bir film yada dizi yapacak olsam bu kitabı yanı başıma koyar çok güzel dizi ve film yapardım.
Özellikle Netflix gibi şu dönemde toplumumuzun ahlakını bozamaya çalışan yapılara karşı yapardım bunu.
Kitap tarih ve istihbarat faaliyetleri ile donatılmış sürükleyici okumaya değer bir eser.
Kitapla kalın şiirle yaşayın....
Osmanlı'nın kudretli çağlarında imparatorluğu yegane güç yapmak için canını hiçe sayan serden geçtileri okurken hayran olmamak ne mümkün. Nasıl ki kişisel çıkarlarını vatan millet sevgisinin önüne geçtiğinde, çürümenin ve bozulmanın ortaya çıktığını üzülerek görüyoruz bu kitapta. Osmanlı istihbaratı ve çalışmalarını merak eden okurlar için bir solukta okunacak bir kitap. İsimler biraz fazla olsa da dikkatli bir okur için sorun olmayacağını düşünüyorum, gayet güzel bir çalışma , yazarın kalemine sağlık....
Köse Kadın’ın devam kitabı. Köse Kadı’nın Kabe’de ölümü üzerine onun aslında Osmanlı şehzadesi olduğu ortaya çıkar. Mal mülkten vazgeçip, ilayı kelimatullah aşkına, Kızılelma ülküsüyle insanlara hizmet etme yolunu seçtiğini öğreniriz. Devam kitabında Köse Kadı’nın yetiştirmesi Osmanlı istihbaratçıları deneyimli devlet adamları devleti ebed müddet için çalışırken, Dersaadette yahudiler ve kibirli hırslı devlet adamları eliyle devlet gerilemeye başlar. Karakter kadrosu geniş olduğu için isimleri anlatmıyorum.
Dizisi çekilse çok iyi olurmuş. Kitap kurgu roman ama altyapısı sağlam bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Köse Kadı’da yeni bir üslupla karşılaşmanın verdiği heyecan ve hikâyenin mükemmel bir şekilde sarıp sarmalaması vardı. Devam kitabı olan Uçtaki Adam’da ise tanıdığımız kişilerin hayatlarını dinliyormuşuz gibi oldu. Çok samimi ilerledi ve çok da üzdü beni. Bana göre yine bitmemesi gereken bir yerde bitti ama yazarın takdiri böyleymiş. -_- Ben bu işe emek verip; ince ince araştırıp, çalıştığı için ayrıca minnettarım kendisine. Macaristan sınırlarında koşarken Bab-ı Ali’de dönen entrikalara yetişmeye çalışan bir yiğitlikler abidesi sayıyorum bu kitabı.
Köse Kadı'nın devamı niteliğinde olduğu herkesin malumudur. Eğer benim gibi, 20 sayfa okuyup bir sonraki müsaitliğinize erteleyecekseniz aynı çaşıtın sürekli değişen isimlerini takip etmekte zorlanabilirsiniz. Hikaye Köse Kadı'ya kıyasla daha sığ geldi ve bitişi ise daha enteresandı. Devamı niteliğinde bir şey var mı bilmiyorum, bitişine bakarsak olmasını da bekliyorum. Ama olsa da okumazdım (:
Ancak hakkını teslim etmek gerek, güzel tespitler ve mesajlar da var. Köse Kadı'yı okuduysanız buna da devam etmenizde fayda var.
İyi okumalar.
Köse kadı serisinin 2.kitabı bence köse kadı daha güzel gibiydi. Evladı Fatihan dediğimiz Rumeli’nin özellikle Macaristan’ın nasıl ellerimizden kayıp gittiğini görebilirsiniz..
Bahaeddin Özkişi Türk öğretmen ve yazardır.
"Çok iyi biliyordu ki, tesir etmek büyüklüğe, taklit etmek küçüklüğe işarettir." Bahaeddin Özkişi'nin Köse Kadı adlı romanının devamı olan Uçtaki Adam adlı romanından altı çizilmesi, kulağa küpe edilmesi gereken cümleler içinden sadece bir tanesi.
Romanda inanmış yiğit Osmanlılar, "Devlet-i Ebed Müddet"in varlığı için kendi varlıklarını pervasızca ortaya koyuyorlar, uçlara ölümle, mihnetle alay ediyorlar. Köse Kadı adlı eserde Köse Kadı İstolni Belgrad kalesinden kaybolmuştu; bu romanda, Köse Kadı`nın hayatının bilinmeyen yönleri aydınlığa kavuşmakta, ayrıca bir başka serhad kurdu Paşaoğlu ortaya çıkmaktadır. Uçtaki Adam`ı okuyunca, Türk`ün, insanların fani, devletin ebed müddet olduğu yolundaki anlayış ve inancını daha yakından kavrayacağız.
Uçtaki Adam'da yazar, aksiyoner olay örgüsü, akıcı dili, anlaşılır üslübunun yanında okuyucusuna bolca mesaj veren bir eser.
Türk'ün hayata bir dönem nasıl bakıp, nasıl yaşadığına ve hangi zihniyetle dünya lideri bir ülke olduğuna değinen önemli bir eser. Yine bir solukta okuduğum bir eser... Özellikle genç Türk okurunun mutlaka okuması gereken 'şah' serlerden biri olan bu kitabı başta Türk gençliği olmak üzere herkese tavsiye ediyorum. #roman #edebiyat #novel #literatür #kitaptavsiyesi #kitaptavsiyeleri #kitaptutkusu #kitap #book #books #kitaplar #bookshelves #booksshelf #booksstore
Uçtaki Adsm , yazarın daha önce okumuş olduğum Köse Kadı kitabının devamıdır.
İlk kitapta Köse Kadı Istolni Belgrad kalesinde kaybolmuştu; bu romanda ise, Köse Kadı'nın hayatının bilinmeyen yönleri aydınlığa kavuşuyor, ayrıca bir başka serhat kurdu Paşaoğlunun ortaya çıktığına şahit oluyoruz.
Uçtaki Adam'ı okuyunca, Türk'ün, insanların fani, devletin ebed müddet olduğu yolundaki anlayış ve inancını daha yakından kavrayacaksınız.
Uçtaki Adam, Köse Kadı'nın devamı olarak yazılmış. Köse Kadı'da savaş ve yiğitlik ön plandayken Uçtaki Adam'da daha çok istihbarat ve siyaset işlenmiş. 13. Baskısını yapmış olmasına rağmen çok fazla yazım yanlışı ve anlatım bozukluğu vardı. Martali Matyas ismi bazen Martaly bazen Martali şeklinde yazılmış. Nadasty isminin de bazen Nadasdy şeklinde yazıldığı görülüyor. Kitabın editörlüğünü iki farklı kişi yapmış gibi geldi bana. Önceki kitap kadar heyecanlı ve sürükleyici değildi. Köse Kadı'yı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim ama onun devamı olan Uçtaki Adam'ı okumasanız da olur.
EKLEME: Ötüken Neşriyat'a yazım yanlışları ve anlatım bozukluklarını bildirdiğim maile cevaben kitabın 2021 yılında 23. baskısının yapıldığını öğrendim. Yani bir ay önce aldığım kitap yıllar önce basılmış ve bana yeni basım olanlardan değil stoklarındaki eski basımlardan göndermişler. Bu yayınevinin kendi editörlerinin hatasından doğan bir durumu telafi etmek ve eski basımları geri dönüşüme yollamak yerine okuyucusunun okuma zevkini baltalamayı seçmesi bana etik dışı geldi.
Babası Manisa Demirci ilçesinin Nakşi şeyhlerinden Hacı Halit Efendi'nin oğlu Ömer Lütfi Efendidir. İstanbul'da 20. Yıl İlkokulu'nda (1939), Karagümrük Ortaokulu'nda (1942) okudu. Daha sonra Sultanahmet Sanat Enstitüsü'ne devam etti. O sıralarda ilk hikayelerini yazmaya başladı. Sanat Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Haliç Tersanesi'nde ustabaşı oldu.
Askerliğini 1947'de Erzurum'da yaptı. İki yıl Almanya'da kaldı. Almanya'da kaldığı sırada batı dünyasını da yakından tanıma fırsat buldu. Yurda döndükten sonra 1956'dan vefatına kadar İTÜ'de kaynak öğretmeni olarak çalıştı.
Yeşilköy hava alanında çalıştığı sıralarda, tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle yakından ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" der.
1959'da hikayelerini "Bir Çınar Vardı" adlı kitapçıkta topladı. Bu kitapçık otuz hikayecikten meydana geliyordu. Akbaba dergisinde mizah öyküleri olarak yayımlanmıştır.1969 yılında evlendi.
1970-1971 yılları arası Köse Kadı - Uçdaki Adam - Sokakta olmak üzere üç roman yayınladı. Yayınlamadığı hikayeleri yeniden gözden geçirilip ilavelerle Göç Zamanı adıyla basıldı. "Köse Kadı" adlı roman çeşitli film şirketleri tarafından senaryo için istenmiş fakat eşi ve kızı Zeynep'in, bu filmin Kuruluş filmi ayarında ve sekiz-on bölümlük bir dizi film olmasında ısrarları sebebiyle projeler gerçekleşmemiştir.
10 Kasım 1975'te vefat etmiştir.