Uçtaki Adam

·
Okunma
·
Beğeni
·
854
Gösterim
Adı:
Uçtaki Adam
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754372687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Ülkemizde henüz zayıf bir mevkide bulunan tarihi ve nehir roman türlerinin erken ve güzel örnekleri...

Köse Kadı ve Uçdaki Adam birbirini takip eder tarzda yazılmış; esas karakterlerin bir ikisi eksilse de yardımcı ve gölge karakterlerin önemli bir kısmı iki romanda da var olmuştur. Özkişi, gidiş heyecanıyla dönüş acısını birbirine ekleyerek Macar serhadlerindeki sergüzeştimizi hikâyeleştirmiş. Serhad boylarının atmosferini oluştururken gerçeklere riayet etmeye gayret etmiş, ayrıntıları işlerken hayal gücünün okuyana zevk veren kıvrımlarında dolaşmış. Romanlar böyle bir amaçları olmasa dahi okuyucuya bir bilinmeyen tarih muhayyilesi kazandırıyor ve fetih mücadelelerinin zannedildiği kadar iptidai bir hüviyetinin olmadığını; hadiselerin zannedildiğinden daha çetrefilli bir mahiyet arz ettiğini düşündürüyor.

Harap kulübelerde yaşayan casus dilenciler vardır; kâşanelerde gününü gün eden korkak yöneticilerde. Cihanşümul bir imparatorluğun daracık bir havalide can bulmaya başladığı vakitlerde, tarih yalnızca kılıçların gölgesinde serinleyen bir tembel değildir. Akıl oyunlarının ve bin bir türlü cambazlığın da bu oluşta bir rolü vardır.

Varlıklarının her zerresini Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlıları okurken gözleriniz dolacak.
(Tanıtım Yazısından)
248 syf.
Köse Kadı’da yeni bir üslupla karşılaşmanın verdiği heyecan ve hikâyenin mükemmel bir şekilde sarıp sarmalaması vardı. Devam kitabı olan Uçtaki Adam’da ise tanıdığımız kişilerin hayatlarını dinliyormuşuz gibi oldu. Çok samimi ilerledi ve çok da üzdü beni. Bana göre yine bitmemesi gereken bir yerde bitti ama yazarın takdiri böyleymiş. -_- Ben bu işe emek verip; ince ince araştırıp, çalıştığı için ayrıca minnettarım kendisine. Macaristan sınırlarında koşarken Bab-ı Ali’de dönen entrikalara yetişmeye çalışan bir yiğitlikler abidesi sayıyorum bu kitabı.
248 syf.
·3 günde
Köse Kadı'nın devamı olması sebebiyle okuduğum ama Köse Kadı'ya nazaran olay kurgusunun daha yavan geldiği bir kitap. Romancının sanki kitabı yazmak için yazdığı izlenimine kapıldım. Romanın bitişi bir sonraki kitabının habercisi niteliğinde gibi ama romancının kısa hayatı buna fırsat vermemiş gibi duruyor. Yazıldığı tarihte piyasadaki tarihi romanların az olması sebebiyle de bir öncü vazifesi gördüğü kuşku götürmez bir gerçek.
248 syf.
·1 günde·Puan vermedi
16 Y.Y anlatan Köse Kadı'nın devamı olarak yazılan bu kitabı da bitirdim. Kitapta Osmanlı Devletinin duraklama donemi ağırlıklı bir anlatım var. Diğer eserde anlatılan Osmanlı'nın yukselme döneminin sonları ve duraklama doneminin başları anlatılmakta kitap akıcı ve yıllardır tanıdığımız dostlarımızdan bahsediyor gibi devam ederken bitti ve tadı damağımda kaldı.

Kitabın geneline yayılmamış olsa da bu kitapta aşk hikayesi var. Zaten aşk hikayeside doğaldır insanın olduğu yerde ama bu konunun önüne geçmemeli bu eserde öyle olmuş asıl konudan kopma olmamış keşke kitap devam etseydi.

Alıntılar

Devlet, Hazret-i Peygamber ve dört büyük halife devrini hatırlamak istemiyor gibiydi. İçleri vatan hissiyle titreyen yaşlı adamlar biliyorlardı ki, İslâm, onu terkedenleri, düşünmeden terkederdi. Bu mükemmel ve kusursuz dinin ihmali bizzat devlet nizamının bozulması anlamına gelirdi. İslâmın terki, cemiyetin sarsılmaz nizamdan uzaklaşması demekti. Bu tutumda bir devletin ilerlemesi ihtimali ise, nehrin ters yönde akıtılmasına eşit bir mânâ taşırdı.


Telli Hasan Paşa zarif bir tavırla gülümsedi:
- İstekleriniz bizim severek yerine getireceğimiz emirlerdir. Çünkü siz beylerbeyliğinin üstünde, rical-i kibara mensupsunuz. Siz devamlısınız. Biz muvakkatız. Hangi beylerbeyi, hangi vezir, hangi vezir-i âzam düşünürsünüz ki, yerinden bir an için emin olmuş olsun. Hangimiz, ipek kordonun soğuk temasını boynumuzda hissetmemiş olalım. Bizler beylerbeyleri, vezirler, makamlarımızın bir üstüne ihtiraslı gözlerimizi dikmişken, sizin bakışlarınız yad ufuklarındadır. Siz şecaat makamında çırpınırken bizi ağuşuna çeken altınlar, ipek kıyafetler, kadınlar, mansıplar, servetler var. Hasan Paşa elini saygıyla göğsüne koyup hafifçe eğildi. Ve Rabbülâlemîn sizden razı olsun beyim, dedi.

Onlar sevgi dinine azap buketleri sunarken, deli akan Türk isimli nehir, İslâm kanalıyla sınırlı; işe yarar kuvvete dönüşmüş ve bu feyizli aşıdan merhamet, adalet ve insanlık isimli meyveleri derer olmuştu. Böylece, iki taraf da onaltıncı yüzyılda gittikleri yolun en üst noktasına varmışlardı.

Iyi okumalar
248 syf.
·7/10
Kesinlikle kalbur üstü bir kitap. Ancak bu hacimdeki bir roman için gereğinden fazla karakter ve farklı olay kullanılmış. Konu birliği okuyucu açısından zor sağlanıyor. Köse Kadı'nın devamı olarak okunmalıdır.
248 syf.
·19 günde·8/10
Birinci kitaba benzer bir üslupla devam etmiş.Çok fazla karakter olması ve olay örgüsü için kısa bir süre içerisinde bitirilmesini tavsiye ediyorum. Devamı gelecekmiş gibi bir beklenti oluşturdu ama maalesef gelememiş. Bir iki gün kafa dağıtmak için güzel bir kitap.
248 syf.
·Puan vermedi
Köse Kadı, 1500'lü yıllarda geçen Osmanlı'nın Macar ve Tuna boylarında yerleşme ve fetih serüvenini anlatıyordu. Bu kitapta yine aynı şekilde ortaya çıkan ve seleflerinden aldıkları güçle mücadeleye katılan "serhadkurdu" olarak anılan yeni yiğitlerle sürüyor.
Köse Kadı hakkında bilmediklerimizi de yine bu kitapla öğrenmiş oluyoruz.
Osmanlı Devleti atını sürmeden evvel orayı içten ve hoşgörüyle fetheden ve bu işin sadece kılıçla hallolmayacağını bilen bir devlet bu yüzden hala gerek Budin'de gerek Üsküp'de gerek tüm Memalik-i Balkan'da aynı hikayeler anlatılır.
Bahaeddin Özkişi eşsiz Türkçesiyle bizlere nice emsali olan bir öyküyü anlatmakta.
Rabbil âlemine verecek bir kuşcuk canımız vardır. Onu dahi, severek, güle oynaya sunarız. Gayri geriye ne kalır.
Görmeyen gözlerime
Sen ışık oldun
Klara, Klara güzel Klara
Gittin de sen beni
Zulmete boğdun
Klara, Klara güzel Klara

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uçtaki Adam
Baskı tarihi:
Aralık 2010
Sayfa sayısı:
248
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754372687
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
Ülkemizde henüz zayıf bir mevkide bulunan tarihi ve nehir roman türlerinin erken ve güzel örnekleri...

Köse Kadı ve Uçdaki Adam birbirini takip eder tarzda yazılmış; esas karakterlerin bir ikisi eksilse de yardımcı ve gölge karakterlerin önemli bir kısmı iki romanda da var olmuştur. Özkişi, gidiş heyecanıyla dönüş acısını birbirine ekleyerek Macar serhadlerindeki sergüzeştimizi hikâyeleştirmiş. Serhad boylarının atmosferini oluştururken gerçeklere riayet etmeye gayret etmiş, ayrıntıları işlerken hayal gücünün okuyana zevk veren kıvrımlarında dolaşmış. Romanlar böyle bir amaçları olmasa dahi okuyucuya bir bilinmeyen tarih muhayyilesi kazandırıyor ve fetih mücadelelerinin zannedildiği kadar iptidai bir hüviyetinin olmadığını; hadiselerin zannedildiğinden daha çetrefilli bir mahiyet arz ettiğini düşündürüyor.

Harap kulübelerde yaşayan casus dilenciler vardır; kâşanelerde gününü gün eden korkak yöneticilerde. Cihanşümul bir imparatorluğun daracık bir havalide can bulmaya başladığı vakitlerde, tarih yalnızca kılıçların gölgesinde serinleyen bir tembel değildir. Akıl oyunlarının ve bin bir türlü cambazlığın da bu oluşta bir rolü vardır.

Varlıklarının her zerresini Devlet-i Ebed Müddet'e adamış Osmanlıları okurken gözleriniz dolacak.
(Tanıtım Yazısından)

Kitabı okuyanlar 66 okur

  • Ahmet Öztürk
  • Dilber Temizer
  • Ahmet Köse
  • Cinas
  • serazen Serazen
  • Ömer Faruk Eker
  • Çağrı Yenigün
  • Tamer Sayım
  • Oğuz MERİÇ
  • Muammer Bostan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30 (6)
9
%10 (2)
8
%30 (6)
7
%25 (5)
6
%5 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0