Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
28 Şubat 2017
İlk Yayın Tarihi:
1975
Yayınevi:
Ötüken Neşriyat
ISBN:
9789754370089
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Madde ile Mânânın Savaşı
8/10
·144 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 15:00
Bir Sokağın Can Çekişi: Bahaeddin Özkişi ve "Sokakta" Edebiyatımızın sessiz devlerinden Bahaeddin Özkişi’nin Sokakta romanı, aslında bir mahalle hikayesi gibi başlayıp bir "ruh ameliyatına" dönüşen nadir eserlerden. Kitap, küçücük bir sokağın değişimi üzerinden bir hakikati; madde ile mananın, gelenek ile modernin o bitmek bilmeyen kavgasını anlatıyor. Peki Neyi Anlatıyor Bu Kitap? Romanın merkezinde, çocukluk anılarının geçtiği o eski, huzurlu sokağa yıllar sonra dönen bir anlatıcı var. Ancak döndüğü yer artık o eski tanıdık yer değil. Sokağa giren gizemli bir "Yabancı" ve onunla birlikte gelen tuhaf olaylar, aslında "modernleşmenin bir toplumun ruhunu nasıl istila ettiğinin" somut bir örneği. Kitapta sadece binalar yıkılmıyor; mahremiyet, komşuluk ve o sokağı sokak yapan manevi zırhlarda deliniyor. Hikaye, bir cinayet gizemiyle başlıyor ve sizi içine hızla çekerken arka planda "Biz bu sokağı, yani ruhumuzu ne zaman ve nasıl kaybettik?" sorusunu sorduruyor. Ve sürpriz!!! Polisiye bir kurgu beklerken kendinizi derin bir tasavvufi ve metafizik gerilimin içinde buluyorsunuz. Sokağın eski asaletini temsil eden "Küçük Bey" karakteri, modern dünyanın karmaşasına karşı dimdik duran o vakur irfanın bir yansıması gibi. Kitapta, gereksiz tek bir kelime bile yok; her cümle bir tefekkür kapısı aralıyor. Son Söz Sokakta, sadece bir dönem romanı değil; bugün hala içinde yaşadığımız o "yabancılaşma" hissinin ilacı niteliğinde. Modern dünyanın soğuk yüzüne karşı, kaybettiğimiz o sıcak ve manevi sığınağı arayan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Kendi ruhuna bir ayna tutmak isteyenler için, bu sokaktan geçmek şart.
1000Kitap
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
5/10
·144 syf.·
2025 14. kitabı
‘’Sokakta’’ Bahaeddin Özkişi’nin 1975 yılında yayınlanan romanı aynı yıl Peyami Safa Roman Yarışması ödülünü almış. Meb’in okutulması önerilen 100 temel eserinden biri. Kitabımız görünürde bir polisiye romanı. Bir cinayet işlenmiş katilimiz sokaktakilere göre ‘’onlar’’ yani üç harfliler :) Bu cinayet, cinayetin geçtiği sokak, şeytanlar, şeytana tapan karakterler hepsi birer metafor. Bunlar üzerinden Meşrutiyetle başlayıp Cumhuriyetin ilanıyla devam eden ‘’batılılaşmayı’’ anlatıyor yazar, bahsedilen ‘’onlar’’, yani cinler, kötü ruhlar liberalizm ve materyalizm. Değişme ve Batılılaşma adı altında köklerinden vazgeçen, dinden uzaklaşan, dinin boşluğunu ideolojilerle dolduran insanı anlatıyor yazar. Batı’nın bilimini pozitif düşünce yapısını alıp kendi kimliğimiz üzerinden yenisini inşa edemedik biz salt bir batı özentiliğinin ötesine çok da geçemedik bu yüzden. Çoğu aydın bu şekilde düşünür batılılaşmaya karşı değildirler lakin ‘’kimlik’’in korunması gerektini sıçrayabilmek için önce ayağının yere sağlam basması gerektiğini söyler. Yazarımız ise bir batılılaşma karşıtı. Batılılaşmanın tam karşısına da İslam’ı koymuş. Onun nezdinde bu batılılaşma, bizim ruhumuzu çürütüyor, kötülüğe sevk ediyor, değerlerimizi yerle bir ediyor. Dediğim gibi bir metafor olarak kullanılan sokak, batılılaşma çabasındaki Türkiye, şeytana tapan ayinler düzenleyen katilimiz ve işbirlikçisi dünya malına tamah eden, açgözlü, batılılaşmayı savunan insaanlar. Karşılarında ise dünyanın gelip geçiciliğinin farkında olan, namazında niyazında, sokaktaki değişime yani batılılaşmaya karşı duranlar. Oldukça mistik hikayeler var kitapta, hani şu cinlerle konuşanların anlattıkları, birinin başına gelen o büyüleyici hikayeler. Bu mistik hikayelerle dolu bir cinayet romanı diyebiliriz yani. Peki bir
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
9/10
·144 syf.··
2020 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 21:25
kitabı okumaya başladığımda aha dedim kesin güzel saracak bir kitap. kesinlikle polisiye gibi gözüken cinayetin anlatılıp katilin bulunmaya çalışıldığı kitap gibi gözükse de aslında anlatılan sokağın dünyadaki küçücük yerin bile dünyayla ne kadar bağlantılı olduğunu ve iyiliğin ve kötülüğün insanların en içinde olduğunu gösteren bir eser olduğunu düşünüyorum. eserde çok fazla doğu-batı, islamı eleştirenler ve islam davasında hayatlarını sürdürenler olarak ikiye ayrılmış. ve bu ayrım bana uzun süredir düşündüğüm insanlar gerçekten belirli bir kelimeyle kendilerini tanımlamak zorunda mı diye düşündürücü etkisini kesinlikle arttırdı. batı’yı savunan ya da avrupa’nın medeniyetini öven kişiler (Küçük bey gibi) kötü insanlar mı? ya da mahalledeki olayların cinler çarptı ya da bunu ONLAR yaptı diyenler mi iyi insanlar? bunlardan bir tarafı tutmak zorunda mıyız? diye düşündürdü beni. içinde bulunduğumuz bu süreçte (corona) kendi iç dünyamıza dönüp kendimizi sorguladığımız, yanlışlarımızı doğrularımızı tarttığımız bu zamanda bu kitapta bize güzel bir beyin fırtınası sağlayacağını düşünmekteyim. eser için yazılacak çok fazla imge ve mesajlar var benim için. sosyolojik tahliller, çözümlemeler ve türkiye’nin yapısını anlatan güzel bir eserdi :)
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2017 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2017 13:27
Kitabın olay örgüsü daha çok manevi değerler göz önünde bulunarak işlenmiş. Batıya ayak uydururken bazı değerlerin kaybedilmemesini savunmuş. Konu olarak pek ilgimi çekmesede yazar dili iyi kullanmış bu da insanı baya sarıyor.
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
İnsanı okuyan kitap.
9/10
·144 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:28
Bir cinayetin çözümlenmesiyle başlayıp iki medeniyetin çatıştığı; "DEĞİŞİM"in bir sokağa, dolayısıyla bir topluma etkisini sorgulayabileceğiniz harika bir eser. İnsan, kendisinden daha büyük bir toplumsal ve manevi bütünün parçasıdır: “Ben, ben değilim doktor. Ben konağım, mescidim, evliyayım. Benim his yapımda bulacağınız her şey, içinde yaşadığım sokağın teşhisi olacaktır.” (s. 74) Romanda kötülüğün simgesi olan “ONLAR", yalnızca şeytanı veya belirli kişileri değil, insanın içindeki ve toplumdaki karanlığı temsil ediyor. Ve onlar hep vardı, ve onlar inkar edilmemesi gereken düşmanlardı: “Onlar çok önceleri, daha insanlar yaratılmadan önce vardı ve dünyadaydı.” (s. 35) "En sakınılması gereken düşmansa, var olduğu kabul edilmeyendir." (s. 65) Ben kitabı bitmesin diye okudum. Bir yanım herkes okusun, bir yanım ise kimse okumasın istiyor. Seneler sonra tekrar okuyacağımı umuyorum. “Geriye dönüş bizim için aslında ilerleyiş oluyordu.” (s. 40) Keyifli okumalar.
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
Bahaeddin Özkişi'nin Sokakta adlı romanı ilk baskısı 1975 yılında yapılmış olmasına rağmen sonraki 20-30 yıllık döneme ayna tutuyor, toplumun değişen değer yargılarının, değişim sürecinde meydana gelen kültürel yozlaşmanın fotoğrafını çekiyor adeta. 90'ların sonuyla şiddetini arttırıp 2000'lerin başıyla zirve yapan değişim rüzgarının kurbanı olan sokakların otopsisi niteliğinde bir eser. Benim gibi çocukluğu sokakta geçmiş ve bu değişimin her safhasına tanıklık etmiş okurların kendilerinden fazlasıyla şeyler bulabilecekleri, bizden bir roman. Satır aralarına dikkat ederek okunmalı o yüzden. Çocukluğu özlemle yad etmeye başlamak yaşlanmanın ilk belirtilerinden sanırım. Kendimi ve akranlarımı şanslı nesil olarak addederim hep, belki de son şanslı nesil. Çünkü bizim çocukluğumuz sokağın değişime direndiği, mahalle kültürünün devam ettiği döneme rastlamıştı. Tüm maddi imkansızlıklara nispet yaparcasına manevi bolluğun yaşandığı bir dönem.O zamanlar var yoktu, yok vardı belki, ama duygular yoğun, hisler samimiydi.Şimdiki çocukların öyle bir ortamda büyüyebilmelerini çok isterdim. Üzülüyorum çünkü şimdiki çocuklar salçalı ekmeğin, leblebi tozunun tadını alamayacaklar. Salatalık satan amcanın seyyar arabasıyla sokağın başında görüldüğü anın heyecanını yaşayamacaklar. Akşam ezanının ilahi bir çağrı olmasının yanında bir bitiş zili manasına geldiğini anlamayacak, kuş dili diye bir lisanın varlığından haberdar olamayacaklar. Elektrik borularından külah fırlatmanın eğlencesini yaşayamayacak, pazardan dönen komşu teyzenin torbalarını yüklenmenin gururunu hissedemeyecekler. Üzülüyorum şimdiki çocuklar mahalleyi sadece adres belirtmede kullanılan bir yer imleci olarak bilecekler ve daha pek çok şey... Bahaeddin Özkişi değişim adı altında kaybettiğimiz değerlerden dem vurmuş:
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
Spoiler içerir
Puan vermedi·144 syf.··
2022 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2022 03:59
Başlı başına aşık olduğum bir eserdi. Eser bir cinayet vakasında başlayıp çözülmesi üzerinde duruyor. Baş karakterleri polis , doktor ve bir inaçlı arkadaş çevresinde dönüyor. İnançlı arkadaşın annesi öldürülüyor ve deli damgası ile suç ona atılıp kapanmak isteniyor. Ama polis araştırıyor. Ve aslında suçu işleyenin abisi olduğu ortaya çıkıyor. Hulusa bence kaba taslak bu konu gibi görünüyor. Ama aslında derin bir deniz olan dünyayı içindeki ve dışındakileri , inançlarımızı, yanılgılarımızı, sürüklendiğimiz başı boşluğu işliyor . Altını çize çize ve iki günde sıkılmadan okudum. Yazarın diğer eserlerini okumam gerektiğini anladım. Umarım benim kadar zevk alırsınız..
1000Kitap
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
"Sen on tane Sait Faik edersin." denilen yazar
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 21:06
Kitaplar hakkında görüşlerimi genelde defterime yazarım ama bu sefer kendimi tutamadım çünkü bu kitabın daha fazla okunması gerekiyor.Buradaki okuyan kitlenin fazla oluşu ama kitabın okunma sayısındaki azlık beni buna itti, kendimi sorumlu da hissettim. Öncelikle kitap beni daha kapağından etkiledi.Eğer dikkatli incelenirse kapakta yerleştirilen her resim içerikle ilgili bir detayı içeriyor.Kitap cinayet ve katili bulma çabasında olan bir polisin hikâyesi.Evet ortada bir suçlu var ama gerçek suçluyu arayan polisimiz suçluyu bulmasına rağmen aslında hâlâ bir sürü soru işareti var.Roman bu belirsizliklerle bitiyor da işte bitmiyor çünkü siz bu esnada bir sürü senaryo üretiyorsunuz :) Zaten yazarın amacı da cinayet romanı yazmak değil bizi bazı konular üzerinde düşünmeye davet etmek. ONLAR ve DEĞİŞİM kelimelerinin başrolde oynadığı bu kitap romandan ziyade bazı gerçekleri yüzümüze haykırmak için yazarın sessiz çığlıkları gibi geldi bana.(yazılı da olabilir :))O kadar çok şey var ki kitap hakkında söylenebilecek ben sadece buradaki okunma sayısının artması ümidi ile birkaç satır paylaşmak istedim.Kitabın son cümlelerinden biri ile kapanışı yapmak istiyorum.Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim "Avrupa medeniyeti er veya geç insanları yok edecek bir hastalıktır."
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
9/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2018 19. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2018 21:11
"Senin düşünemeyeceğin kadar kadar yalnızdım ben. Yük ağırdı. Sokağımın insanları kayboluyorlardı. Gözleri, büyülenmiş gibi maddeye dikilmiş, geçip gidiyorlardı önümden. Bir kuş sesini, bir asma yaprağının, 'dur gitme bana bak' haykırışlarını duymuyorlardı. Gönülleri ve gözleri güzellikten kopuyordu. Gerçek ihtiyaçlarının ötesindeki şeylere gidiyorlardı koşarak." Sonu Olmayan Bu Eser Hakkında: Bazı bireyler yanıma gelip 'Yaşadığımız yüzyılda insanı nasıl tanımlarsın, senin gözünde insanlar nasıldır?' diye sorsalar galiba onlara verebileceğim tek cevap SOKAKTA adlı eseri okumaları olacaktır. Çünkü şuna inanıyorum; bu romanın insanlara, insanlık namına benim veremeyeceğim birçok cevabı verecektir. Polisiye bir kurguyla toplumun değişimini anlatılan bu eserde bir 'sokakta' öldürülen yaşlı bir kadının hikayesi üzerinden toplumda görülen değişim irdelenmiştir. Roman, olaylardan daha çok vermek istediği mesajlar bağlamında ele alınmalıdır. 1975'te yazılmış olan bu eser, günümüz dünyasını o kadar güzel bir şekilde gözler önüne seriyor ki bu eserin yazılış tarihine bakmadan okuyan bir kişinin düşüneceği ilk şey bu romanın 2000'li yıllarda yazılmış olması ihtimalidir. Niye diye soracaksanız, okuduğunuzda şu anda yaşadığımız dünya düzeninde yazarca yanlış olduğu düşünülen materyalist felsefeye insan olarak ne kadarda bağlandığımızı fark edeceksiniz. Evet hepimizi teknolojinin, akıllı telefonların, hızın, tüketmenin esiri olmuş durumdayız. "Bir fikre adanmamış, sadece yemek, içmek, uyumak ve mülk sahibi olmak için yaşanmış hayat, sorarım size hayat mıdır?" diyerek bizlerin bir asalaktan farklı yaşamadığımızı gözlerimizin içine sokuyor resmen. İnsanlar için artık doğanın, maneviyatın, hayal etmenin, çabalamanın bir önemi yoktur. Sadece sosyal medya hesaplarında
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2008 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2008 00:00
İlk sayfalarda hayal kırıklığına uğradığımı hissettim. Yahu nasıl bir kitap diye düşündüm. Kısa olmasına rağmen zor bitecek derken kitap inanılmaz bir konu şekillenmesi yaptı. Okuduğum yere beni zamkladı, kalkmadan bitirdim. Harika bir kitap. Eski ile yeniyi modernleşmek ile değişmeği karşılaştıran farkları simgeler ile gözün içine kadar sokan bir kitap. Harika içeriği harika anlatım ve kullanılan öğe-şahıslar ile mükemmel bir hale gelmiş. . Cümleler ahenk ile dizilmiş. Gerçekten herkesin okuması gerek böyle kitapları.
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,365 okunma

Yazar Hakkında

Bahaeddin ÖzkişiYazar · 4 kitap
Babası Manisa Demirci ilçesinin Nakşi şeyhlerinden Hacı Halit Efendi'nin oğlu Ömer Lütfi Efendidir. İstanbul'da 20. Yıl İlkokulu'nda (1939), Karagümrük Ortaokulu'nda (1942) okudu. Daha sonra Sultanahmet Sanat Enstitüsü'ne devam etti. O sıralarda ilk hikayelerini yazmaya başladı. Sanat Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Haliç Tersanesi'nde ustabaşı oldu. Askerliğini 1947'de Erzurum'da yaptı. İki yıl Almanya'da kaldı. Almanya'da kaldığı sırada batı dünyasını da yakından tanıma fırsat buldu. Yurda döndükten sonra 1956'dan vefatına kadar İTÜ'de kaynak öğretmeni olarak çalıştı. Yeşilköy hava alanında çalıştığı sıralarda, tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle yakından ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" der. 1959'da hikayelerini "Bir Çınar Vardı" adlı kitapçıkta topladı. Bu kitapçık otuz hikayecikten meydana geliyordu. Akbaba dergisinde mizah öyküleri olarak yayımlanmıştır.1969 yılında evlendi. 1970-1971 yılları arası Köse Kadı - Uçdaki Adam - Sokakta olmak üzere üç roman yayınladı. Yayınlamadığı hikayeleri yeniden gözden geçirilip ilavelerle Göç Zamanı adıyla basıldı. "Köse Kadı" adlı roman çeşitli film şirketleri tarafından senaryo için istenmiş fakat eşi ve kızı Zeynep'in, bu filmin Kuruluş filmi ayarında ve sekiz-on bölümlük bir dizi film olmasında ısrarları sebebiyle projeler gerçekleşmemiştir. 10 Kasım 1975'te vefat etmiştir.