Yorumlar ve İncelemeler

"SOKAKTA" Bahaeddin ÖZKİŞİ
10/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2023 6. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2023 14:41
Kitabın Adı: Sokakta Kitabın Yazarı: Bahaeddin Özkişi Tür: Roman Sokakta, Bahattin Özkişi'nin 1975 yılında yayınlanan romanıdır. Eser, 1975 yılında Peyami Safa Roman Yarışması'nda Başarı Ödülü almıştır. Kitap MEB'in ortaöğretim öğrencilerine tavsiye ettiği "100 Temel Eser" arasındadır. Konusunu son yüz elli yılın toplumsal yaşamından almıştır. Bir sokak çerçevesinde insanlardaki değişim ve aldatılmış insanlığın dramı ele alınmıştır. Sokakta romanında, manevi değerleri hiçe sayan materyalizmin ülkeyi istilası anlatılmaktadır. Cin ve şeytanlar gibi fantastik öğelerin bulunduğu romanda millî değerler ve inançların yok oluşu mühim bir yer tutar.
1000Kitap
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken · 19751,366 okunma
Hiçbir karanlık aydınlığı yenemez.
Puan vermedi·156 syf.··
2024 16. kitabı
Çok kısa ama bir o kadar da akıcı olan bu kitabı okumadan ölmeyin! Yazarın olayı bu denli canlı anlatması konuyu tüm ruhumuzla hissetmemizi sağlıyor. Özellikle şu içinde bulunduğumuz garabet çağda içinde iyilik bulunduran her lerze kalbin mutlaka okuması gereken bir şaheser.
Duygu ve Düşünce
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken · 19751,366 okunma
9/10
·156 syf.··
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 21:03
Kitabı bir tavsiye üzerine okumaya başladım. Okumaya başladıktan sonra kitabı neredeyse yarılayıncaya kadar; “kelimeler neyi kastediyor?” Sorusu hep bir köşede yer etti. Bir olay var anlatılmak istenen bir şey var fakat nereye çıkacağı yahut neyi hedefliyor anlamakta zorlandım. Kitap bittiğinde ise ne kadar ince ele alınmış düşüncesini içimden geçirdikten sonra kitabı beğenerek bitirip kapattım. Yazar kitabı mistik ve üstü kapalı şekilde ele almış. Bundandır ki insanı ve insani diye bahsedebileceğimiz durumları yoğun şekilde işlerken adı verilmeyen mekan bilgisi olmayan şekilde bireyin farkındalıklarını ve iç dünyasını bütün kitaba yayarak anlattığı kanısındayım. Bir sonuca varmam gerekirse Bahattin Özkişi bu eserinde insanın mekanla etkileşimini, değindiği o zamanlarda yaşayan toplumdaki insanların kültürel dönüşüm ve çatışmalarını aktarmayı hedeflemiş. Okunmaya değer.
İnsan ve Hayat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken · 19751,366 okunma
Ne var 'Sokakta'
10/10
·156 syf.··
2026 53. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 17:56
Sokakta işlenen bir cinayet. Cinayet soruşturması sırasında ortaya çıkan ONLAR... Kim bu ONLAR? "ONLAR dünyanın eski sahibiydiler. Ayrı bir hikmetle ve fevkalâde yeteneklerle yaratılmışlardı. Büyük uygarlıklar kurdular. Ancak onlar kuvvetlendikçe aralarında anlaşmazlıklara düştüler. Sonra yer yüzünde ikinci bir varlık yaratıldı. Hem de önünde secde edilecek bir değer ve biçimde. İnsandı bu. ONLAR bu ilâhî hükme isyan ettiler. Kısır idrakleri, gerçek değeri anlayabilmekten çok uzaktı. Özleriyle kibirlendiler. ONLAR, ateş asıllı olmakla öğünüyorlardı. İnsansa bu dünyanın elemanlarından teşekkül ediyordu. Beden bakımından dünyaya en uygun, ruh bakımından yaradanın istediğiydi. Savaş böylece başladı. O gün bu gün sürüp gidiyor bu çarpışma. İnsan sağlam kanaatlere sahip olduğu sürece güçlüydü. ONLAR’ı emri altına aldı ve kullandı. İnsanın gücü yaratıldığı amaca yakınlığıyla mümkündü. Tarih bize bir zamanlar nice milletlerin var olduklarını söylüyor. Şimdi artık yaşamıyor onlar. Neden mi? İşte sokağımızın ONLAR’la ilgisi bu.” Bir elin parmaklarını geçmeyen eser vermiş Bahaeddin Özkişi 'nin tüm kitapları muhakkak okunmalı...
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken · 19751,366 okunma
Madde ile Mânânın Savaşı
8/10
·144 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 15:00
Bir Sokağın Can Çekişi: Bahaeddin Özkişi ve "Sokakta" Edebiyatımızın sessiz devlerinden Bahaeddin Özkişi’nin Sokakta romanı, aslında bir mahalle hikayesi gibi başlayıp bir "ruh ameliyatına" dönüşen nadir eserlerden. Kitap, küçücük bir sokağın değişimi üzerinden bir hakikati; madde ile mananın, gelenek ile modernin o bitmek bilmeyen kavgasını anlatıyor. Peki Neyi Anlatıyor Bu Kitap? Romanın merkezinde, çocukluk anılarının geçtiği o eski, huzurlu sokağa yıllar sonra dönen bir anlatıcı var. Ancak döndüğü yer artık o eski tanıdık yer değil. Sokağa giren gizemli bir "Yabancı" ve onunla birlikte gelen tuhaf olaylar, aslında "modernleşmenin bir toplumun ruhunu nasıl istila ettiğinin" somut bir örneği. Kitapta sadece binalar yıkılmıyor; mahremiyet, komşuluk ve o sokağı sokak yapan manevi zırhlarda deliniyor. Hikaye, bir cinayet gizemiyle başlıyor ve sizi içine hızla çekerken arka planda "Biz bu sokağı, yani ruhumuzu ne zaman ve nasıl kaybettik?" sorusunu sorduruyor. Ve sürpriz!!! Polisiye bir kurgu beklerken kendinizi derin bir tasavvufi ve metafizik gerilimin içinde buluyorsunuz. Sokağın eski asaletini temsil eden "Küçük Bey" karakteri, modern dünyanın karmaşasına karşı dimdik duran o vakur irfanın bir yansıması gibi. Kitapta, gereksiz tek bir kelime bile yok; her cümle bir tefekkür kapısı aralıyor. Son Söz Sokakta, sadece bir dönem romanı değil; bugün hala içinde yaşadığımız o "yabancılaşma" hissinin ilacı niteliğinde. Modern dünyanın soğuk yüzüne karşı, kaybettiğimiz o sıcak ve manevi sığınağı arayan herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Kendi ruhuna bir ayna tutmak isteyenler için, bu sokaktan geçmek şart.
1000Kitap
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,366 okunma
5/10
·144 syf.·
2025 14. kitabı
‘’Sokakta’’ Bahaeddin Özkişi’nin 1975 yılında yayınlanan romanı aynı yıl Peyami Safa Roman Yarışması ödülünü almış. Meb’in okutulması önerilen 100 temel eserinden biri. Kitabımız görünürde bir polisiye romanı. Bir cinayet işlenmiş katilimiz sokaktakilere göre ‘’onlar’’ yani üç harfliler :) Bu cinayet, cinayetin geçtiği sokak, şeytanlar, şeytana tapan karakterler hepsi birer metafor. Bunlar üzerinden Meşrutiyetle başlayıp Cumhuriyetin ilanıyla devam eden ‘’batılılaşmayı’’ anlatıyor yazar, bahsedilen ‘’onlar’’, yani cinler, kötü ruhlar liberalizm ve materyalizm. Değişme ve Batılılaşma adı altında köklerinden vazgeçen, dinden uzaklaşan, dinin boşluğunu ideolojilerle dolduran insanı anlatıyor yazar. Batı’nın bilimini pozitif düşünce yapısını alıp kendi kimliğimiz üzerinden yenisini inşa edemedik biz salt bir batı özentiliğinin ötesine çok da geçemedik bu yüzden. Çoğu aydın bu şekilde düşünür batılılaşmaya karşı değildirler lakin ‘’kimlik’’in korunması gerektini sıçrayabilmek için önce ayağının yere sağlam basması gerektiğini söyler. Yazarımız ise bir batılılaşma karşıtı. Batılılaşmanın tam karşısına da İslam’ı koymuş. Onun nezdinde bu batılılaşma, bizim ruhumuzu çürütüyor, kötülüğe sevk ediyor, değerlerimizi yerle bir ediyor. Dediğim gibi bir metafor olarak kullanılan sokak, batılılaşma çabasındaki Türkiye, şeytana tapan ayinler düzenleyen katilimiz ve işbirlikçisi dünya malına tamah eden, açgözlü, batılılaşmayı savunan insaanlar. Karşılarında ise dünyanın gelip geçiciliğinin farkında olan, namazında niyazında, sokaktaki değişime yani batılılaşmaya karşı duranlar. Oldukça mistik hikayeler var kitapta, hani şu cinlerle konuşanların anlattıkları, birinin başına gelen o büyüleyici hikayeler. Bu mistik hikayelerle dolu bir cinayet romanı diyebiliriz yani. Peki bir
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,366 okunma
10/10
·144 syf.··
2021 16. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 18:41
Her şey bir cinayetle başlamış gibi görünse de aslında görünen ve görünmeyen varlıkların birbiri ile olan savaşın, taa yüzyıllar evvel kibirden, hırstan ve hayvani duygulardan dolayı doğduğunu anlatıyor yazar. Kitabı okurken cinayeti kimin işlediği ile ilgilenmiştim fakat yazar "son söz" ile aslında bunun bir önemi olmadığını vurgulamış. Romanda bahsedilen "değişim" farklı kişilerin; farklı kişilikleri, ideolojileri ve inançları içinde sıkışmıştır. Yazara göre; Her şey "ONLAR" tarafından yapılmış insan "ONLAR" tarafından tutsak edilmiştir fakat yine insan bu güçlere (onlara), inançları ve temiz duyguları ile karşı koyabilir.
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 19781,366 okunma
9/10
·144 syf.··
2020 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2020 21:25
kitabı okumaya başladığımda aha dedim kesin güzel saracak bir kitap. kesinlikle polisiye gibi gözüken cinayetin anlatılıp katilin bulunmaya çalışıldığı kitap gibi gözükse de aslında anlatılan sokağın dünyadaki küçücük yerin bile dünyayla ne kadar bağlantılı olduğunu ve iyiliğin ve kötülüğün insanların en içinde olduğunu gösteren bir eser olduğunu düşünüyorum. eserde çok fazla doğu-batı, islamı eleştirenler ve islam davasında hayatlarını sürdürenler olarak ikiye ayrılmış. ve bu ayrım bana uzun süredir düşündüğüm insanlar gerçekten belirli bir kelimeyle kendilerini tanımlamak zorunda mı diye düşündürücü etkisini kesinlikle arttırdı. batı’yı savunan ya da avrupa’nın medeniyetini öven kişiler (Küçük bey gibi) kötü insanlar mı? ya da mahalledeki olayların cinler çarptı ya da bunu ONLAR yaptı diyenler mi iyi insanlar? bunlardan bir tarafı tutmak zorunda mıyız? diye düşündürdü beni. içinde bulunduğumuz bu süreçte (corona) kendi iç dünyamıza dönüp kendimizi sorguladığımız, yanlışlarımızı doğrularımızı tarttığımız bu zamanda bu kitapta bize güzel bir beyin fırtınası sağlayacağını düşünmekteyim. eser için yazılacak çok fazla imge ve mesajlar var benim için. sosyolojik tahliller, çözümlemeler ve türkiye’nin yapısını anlatan güzel bir eserdi :)
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,366 okunma
Puan vermedi·156 syf.··
2017 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2017 13:27
Kitabın olay örgüsü daha çok manevi değerler göz önünde bulunarak işlenmiş. Batıya ayak uydururken bazı değerlerin kaybedilmemesini savunmuş. Konu olarak pek ilgimi çekmesede yazar dili iyi kullanmış bu da insanı baya sarıyor.
Edebiyat
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,366 okunma
İnsanı okuyan kitap.
9/10
·144 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:28
Bir cinayetin çözümlenmesiyle başlayıp iki medeniyetin çatıştığı; "DEĞİŞİM"in bir sokağa, dolayısıyla bir topluma etkisini sorgulayabileceğiniz harika bir eser. İnsan, kendisinden daha büyük bir toplumsal ve manevi bütünün parçasıdır: “Ben, ben değilim doktor. Ben konağım, mescidim, evliyayım. Benim his yapımda bulacağınız her şey, içinde yaşadığım sokağın teşhisi olacaktır.” (s. 74) Romanda kötülüğün simgesi olan “ONLAR", yalnızca şeytanı veya belirli kişileri değil, insanın içindeki ve toplumdaki karanlığı temsil ediyor. Ve onlar hep vardı, ve onlar inkar edilmemesi gereken düşmanlardı: “Onlar çok önceleri, daha insanlar yaratılmadan önce vardı ve dünyadaydı.” (s. 35) "En sakınılması gereken düşmansa, var olduğu kabul edilmeyendir." (s. 65) Ben kitabı bitmesin diye okudum. Bir yanım herkes okusun, bir yanım ise kimse okumasın istiyor. Seneler sonra tekrar okuyacağımı umuyorum. “Geriye dönüş bizim için aslında ilerleyiş oluyordu.” (s. 40) Keyifli okumalar.
SokaktaBahaeddin Özkişi · Ötüken Neşriyat · 20171,366 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Bahaeddin ÖzkişiYazar · 4 kitap
Babası Manisa Demirci ilçesinin Nakşi şeyhlerinden Hacı Halit Efendi'nin oğlu Ömer Lütfi Efendidir. İstanbul'da 20. Yıl İlkokulu'nda (1939), Karagümrük Ortaokulu'nda (1942) okudu. Daha sonra Sultanahmet Sanat Enstitüsü'ne devam etti. O sıralarda ilk hikayelerini yazmaya başladı. Sanat Enstitüsü'nü bitirdikten sonra Haliç Tersanesi'nde ustabaşı oldu. Askerliğini 1947'de Erzurum'da yaptı. İki yıl Almanya'da kaldı. Almanya'da kaldığı sırada batı dünyasını da yakından tanıma fırsat buldu. Yurda döndükten sonra 1956'dan vefatına kadar İTÜ'de kaynak öğretmeni olarak çalıştı. Yeşilköy hava alanında çalıştığı sıralarda, tanıştığı edebiyat ustaları kendisiyle yakından ilgilenirler. Ahmet Hamdi Tanpınar'ın evindeki bir sohbette yazdıklarını dinleyen Tanpınar, "Devam et evladım. Sen on tane Sait Faik edersin" der. 1959'da hikayelerini "Bir Çınar Vardı" adlı kitapçıkta topladı. Bu kitapçık otuz hikayecikten meydana geliyordu. Akbaba dergisinde mizah öyküleri olarak yayımlanmıştır.1969 yılında evlendi. 1970-1971 yılları arası Köse Kadı - Uçdaki Adam - Sokakta olmak üzere üç roman yayınladı. Yayınlamadığı hikayeleri yeniden gözden geçirilip ilavelerle Göç Zamanı adıyla basıldı. "Köse Kadı" adlı roman çeşitli film şirketleri tarafından senaryo için istenmiş fakat eşi ve kızı Zeynep'in, bu filmin Kuruluş filmi ayarında ve sekiz-on bölümlük bir dizi film olmasında ısrarları sebebiyle projeler gerçekleşmemiştir. 10 Kasım 1975'te vefat etmiştir.