Öyle Güzel Bir Yer ki

·
Okunma
·
Beğeni
·
1528
Gösterim
Adı:
Öyle Güzel Bir Yer ki
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750736063
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Camdan bir kutunun içinde kısılı kalmış gibiydi. Başının üzerini yokladı, orada da camdan bir tavan vardı belli ki.

Görünmeyen duvarı yumrukluyor, bağırarak yardım istiyordu. Ama kutu sımsıkı kapalı olduğu için sesini duyuramıyordu sanki. Birden başının üzerinde bir ağırlık hissetti, elini kaldırdı, tavan hareket ediyordu. Yavaş yavaş bir piston gibi aşağı iniyordu. Önce direnmeye çalıştı ama görünmeyen tavan güçlüydü.

Fırtınalı bir gecede eskici Kerem'in dükkânında bir araya gelen eski lise arkadaşları geçmişe doğru karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Kerem için bu yolculuk hem yeni bir aşkın kapısını aralayacak hem de yıkımın başlangıcı olacaktır. Yaşadığı ülkenin geçmişi, günü ve geleceği Kerem'in peşini bırakmaz. Binaların, parkların, bütün şehrin dönüşüp yerle yeksan olduğu bir zamanda roman kahramanları yıkımdan kurtulabilecek midir?

Murat Gülsoy okurunu bir yandan hayatın sonsuz anlarını kaydeden bir zihne davet ediyor diğer yandan görünmez bir kapanın içinde kısılı kalmış küçük hayatların, bireysel acıların, bencil hırsların hemen yanı başında kanayıp duran geçmişe ait söylenmeyenleri işaretliyor.

Öyle Güzel Bir Yer ki, siren seslerine kapılıp giden yaşamımızın, alacakaranlık dünyamızın romanı...
240 syf.
·2 günde·4/10
İkinci Murat Gülsoy denememde de mutlu olamadım. İstedimki çok güzel bir kitap olsun fakat istediğimi bulamadım. Eski lise arkadaşları 40 yaşından sonra karşılaşıyorlar. Sağanak yağmura yakalanan 6 kişi Kerem'in antikacı dükkanına sığınırlar ve eski defterler açılmaya başlar. Tam burada konu olarak harika bir kitap çıkacakken ortaya Kerem'in hayatına dalıyoruz ve başlıyor bir sıkıntı. Yavaştan hesaplaşmalar yaşanırken kitap bitiyor. Elde birşey kalmıyor. Ben tatmin olmadım maalesef, bir de Gezi parkı olayları sırasında geçen hikaye beni daha da boğdu açıkçası. Şimdi üçüncü kez yazarı deneyimleyip deneyimlememeyi düşünüyorum kara kara.
240 syf.
·10 günde·4/10
Yağmur nedeniyle Kerem ve lise arkadaşları Kerem’ in antika dükkanında mahsur kalırlar. Bunun sonucunda Kerem lise aşkı Hülya’ya (kısa süreliğine de olsa) kavuşur ama Kerem’ in geçmişte yaşadıklarının getirisi olan huzursuzluğu ve dış etkenler onu bir türlü rahat bırakmaz.
İlk defa bir kitap hakkında olumsuz eleştiri yapacağım. Yazarın aynı zaman diliminde olan olayları gerçekleştiği mekanlar başlığı altında birbirinden ayırması kitap içindeki bütünlüğün sağlanmasına engel olmuş. Kitabın sonlarına doğru yazarın dejavu yaşadığını belli etmek için tekrara düşmesi beni biraz sıktı. Akıcılığı sağlayan tek şeyin yazarın sade bir dil kullanması olduğunu düşünüyorum. Beklentimi karşılamayan ve beni tatmin etmeyen bir eserdi.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Kurgu muhteşem !
Betimlemeler, psikolojik çözümlemeler çok güzel.
Murat Gülsoy yine şaşırtmadı, kendisinin kalemine hayranım.
Kesinlikle tavsiye ediyorum .
239 syf.
·15 günde·4/10
İlk defa Murat Gürsoy'un bir kitabını okudum.Kitap bana acayip karışık geldi.Bi gelecek zamandan geçmiş zamana geçip durdu kitaptan o yüzden pek tatmin olamadım.Betimlemeleri güzeldi gerçekten o dükkanın içinde gibi diyebilirim.Kitap şöyleydi adamın lise arkadaşları geliyodu -hatırladığım kadarıyla- yağmurun başlamasıyla dükkanda kalıyorlardı sonrası karmaşık.Gerçekten okurken kafam o kadar karıştı ki bi gün yatakta bi gün üst komşusuyla kavga ederken pek anlayamadım.Kısacası bu kitabı beğenmedim tevsiye etmiyorum.Bu asla yazarın başka kitaplarının da kötü olacağı anlamında gelmesin:)
240 syf.
·20 günde·3/10
Bir kitap için bunları yazmak istemezdim ama son dönemde okuduğum en kötü kitap diyebilirim.Bir kurgu var,bir teknik uygulanmış ancak sıradan bir hikaye dışında genel olarak hiç bir şey bulamadım.Bu kadar güzel kitap varken vakit kaybı olduğunu düşünüyorum.
240 syf.
·3 günde
Okurken anlatıcının ruh hali içerisinde devinip durduğum Öyle Güzel Bir Yer ki kitabı, psikolojik baskının had safhasına sürükledikçe sürükledi. Eksik olan bir şey var gibiydi, ama değil gibiydi de. Sanırım anlatıcının ruh halinden kaynaklandı.

Zamanda geriye dönüşlerle geçmiş, şimdi ve gelecek arasında sıçramalar yaptığından karakterlerin 'eylemlerinin sebeplerini' irdeleme fırsatı edinince anlatıcı Kerem'le kalmayıp diğer karakterler de derin sarsıntılar bıraktı.

Akşamüstü yağan yağmurun ardından Antikacıya bir bakıma Eskiciye sığınan eski lise arkadaşlarının bir araya gelmesi ve edilen sohbetler çerçevesinde oluşup zamanda ilerleyerek karakterlerin hayatlarını dile getiriyor. Olayları birinci ağızdan yani mekanın sahibi Kerem'den dinliyoruz. Gönül isterdi ki diğer karakterlerin ağzından da olayları okumak. Neyse ki tek ağızdan okumanın da güzellikleri var.

Yaşadıkları çağa yabancılıkları, kimi zaman çevredeki yaşananlar kulak verip edindikleri duyarlılıkları, iç savaşları, birbşrlerşne karşı geçmişle alakalı tutumları... Her biri öyle akıcı bir şekilde dile gelmiş ki. Sadece o iç hesaplaşmalar için dahi okunur. Önceki paylaşımımda da dile getirmiştim: 'Merak ettiren bir kurgusu olduğunu hâlâ düşünmüyorum. Sadece anlatımının yalın ve akıcılığı okutturuyor.

Murat Gülsoy'un daha önce Bu Kitabı Çalın kitabını okumuştum. Hikayelerden oluşuyordu. Kendisine has üslubuyla okura yansımasını çok beğenmiştim. Öyle Güzel Bir Yer ki kitabını da beğendim. Merak algısına hitap etmemesi ve çoğu zaman uzatılan ayrıntıların çokluğu dışında her şey güzeldi.
240 syf.
·Beğendi·7/10
Okuduğum ilk Murat Gülsoy kitabıydı.
Oncelikle kitabin 11. yazarın tam tabiri ile 'çirkin' kurtçuğun gözalici bir kelebeğe dönüşmesi metaforu bana çok basmakalıp geldi ancak takıldığım nokta basmakalıp olmasından ziyade yeryüzü veya evrendeki tüm canlılar (bir bakteri hücresi bile) ve cansız nesneler de dahil olmak üzere bu kadar muhteşem bir yapıya sahipken çirkin diye nitelenmelerinin hiçbir insanoğlunun hakkı ve haddi olmadığını düşünüyorum, bele ki yüzlerce türün sonunu getirmiş, yaşadığı yeryüzünü kirletmiş insanoğlunun.
Bu düşüncelerimle okumaya devam ettim kitabı . Her bölüm bir parça her parca kopuk kopuk başlayıp, kitap ilerledikçe birbirinin içine geçerek ilerliyor. Bu halkaların bir zincir oluşturması beklentisi olusturuyor bence okurken.
Toplum tarafından itildiğini düşünen, hayatını hep pas geçmiş bir bireyin, gerçekleşmeyecek bahanelerin ardına sığınarak başarısızlığına uydurduğu kılıfın ayırdına varması ve iç hesaplaşmalarını okudum ve önyargıma rağmen beğendim.
240 syf.
Öyle çerez gibi değil de dikkatinizi vererek okuyacağınız güzel bir roman. Kendi tabiriyle ‘Eskici Kerem’ in etrafında gelişen bir hikaye. Başta Hülya, Maral, Yahudi amca, lise arkadaşları Bülent, Ferhan, Sema ve Tayfun.. Hepsinin hayatından birşeyler bulacaksınız.
240 syf.
·9 günde·Puan vermedi
Öyle Güzel Bir Yer Ki, Murat Gülsoy'dan okuduğum ilk kitaptı.Gece yarısı başlayıp birkaç saat içinde bitirdim.Oldukça akıcıydı.Farklı mekânlarda ilerleyen olay örgüsünü sevdim, sinematografik anlatımı güçlendirmiş mekânların kullanımı.Ana karakterler dışındaki karakterlerin çok da derin işlenmediğini düşündüm.Kerem'in dükkânındaki yüzleşme gecesinde sanki çok daha önemli şeyler açıklanacak sandım geçmişe dair.Özellikle duygularla ilgili durum tesbit cümleleri hoşuma gitti.Kitabın beklentimin altında kaldığını söyleyebilirim.
240 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Murat Gülsoy'la tanışma kitabım Öyle Güzel Bir Yer ki... Yorumlara baktığımda pek beğenilen bir Murat Gülsoy kitabı değilmiş. O yüzden biraz önyargıyla başladım. Aslında kurgusunu, yazım tekniğini, tarzını çok beğendim ama konu bunca zahmete değmemiş sanki. Kerem'in yaşadıklarını, düşündüklerini, hissettiklerini Dükkanda, Motelde, Parkta, Hastanede, Yıkımda gibi ayrı bölümlerde okuyoruz . Bölümler arası geçişler güzeldi, konu bütünlüğü de tamamdı da konu idare ederdi. Her şeye rağmen beğendim ben bu kitabı. Murat Gülsoy okumalarıma devam edeceğim.
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Aynı anın içinde defalarca kaybolmak. O andan ibaretmiş gibi tüm yaşam. Geriye saran bir hikaye. Geçmişle bugünün arasında, geleceği bir kelebek misali avuçların arasından boşluğa uçurmak gibi. Çünkü "öyle güzel bir yer ki" sonsuzluk...
*
Eagles- Hotel California eşliğinde, bir solukta okudum ve içinde kayboldum kitabın. Sağlam bir kurgu olmasa da, dilinin akıcı olması ve anlatılan hikayenin, bir filmin en heyecanlı sahnesinde ne olacak diye merak edip soluksuz bir şekilde, gözümüzü kırpmadan izlediğimiz gibi akması sayesinde hemen okunuyor.

Ağır bir kitap okuduktan sonra o kitabın içinize işlemesi için verdiğiniz arada, uzun bir yolculuk sırasında ya da gündelik yaşamın üzerinize yüklediği sıkıntılardan uzaklaşmak istediğiniz bir anınızda okuyabileceğiniz bir kitap.
240 syf.
·Puan vermedi
Yağmurlu bir günde eski lise arkadaşları Kerem'in antika dükkanına sığınınca eski defterler açılmaya başlar. Eski defterler açıldıkça karakterlerin kendi iç hesaplasmalari başlar. Olayları Kerem'in ağzından 4 farklı mekan ve geçmiş-simdiki olmak üzere 5 farklı zaman diliminde dinliyoruz. Zamanda sıçramalar yaparak hayatlarındaki son 6 ayı anlatıyor.
Dili basit, kurgu fena değil, günümüz olaylarına da değiniyor fakat ben daha çok karakterlerin psikolojik tahlillerini ve kendi iç hesaplasmalarini okuduğum bölümleri sevdim.
Cocuklugundan beri itelendigini düşünen, suçu başkalarında arayan Kerem'in kendi durumunun farkina vardigi, kendisi ile yüzlestigi, Maral a karşı pişmanlıklarını okuduğum bölümler güzeldi mesela. Aynı şekilde Mr.Talbot a karşı Tayfun un yaşadığı pişmanlık. .
Hoşlanmadığım bölümler de oldu elbet. Mesela Turk Ermeni dokundurmasini yersiz ve modasi gecmis buldum.
Benim için ortalama bir roman olmuş oldu.
Akıcı ama merak ettirmiyor, 7 kisinin hayatindan bir kesit sunuyor, onların üzerinden çıkarım yapma isini okuyucuya bırakıyor Murat Gülsoy.
Daha evvel yazarın Yalnızlar İçin Çok Özel bir Hizmet adli kitabını okumuştum. Kendine has bir tarzı değişik bir kurgusu vardı. Kurgu itibari ile bu biraz daha basit görünse de sanırım bu kitabi daha akıcı ve gerçekçi buldum. 3. bir kitabı deneyimler miyim bilmiyorum
Bu arada kitabın adı Hotel Californi'nın şarkısından geliyormus kitapta geçiyor. (Eagles/Such a Lovely Place)
“Ama güneş yarın doğacak çocuklar, size yüzde yüz güvence veriyorum...” Haklıydı ama hesaba katmadığı bir şey vardı. Güneş doğacaktı ama biz doğduğunu görebilecek miydik?..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Öyle Güzel Bir Yer ki
Baskı tarihi:
Kasım 2017
Sayfa sayısı:
240
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750736063
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Camdan bir kutunun içinde kısılı kalmış gibiydi. Başının üzerini yokladı, orada da camdan bir tavan vardı belli ki.

Görünmeyen duvarı yumrukluyor, bağırarak yardım istiyordu. Ama kutu sımsıkı kapalı olduğu için sesini duyuramıyordu sanki. Birden başının üzerinde bir ağırlık hissetti, elini kaldırdı, tavan hareket ediyordu. Yavaş yavaş bir piston gibi aşağı iniyordu. Önce direnmeye çalıştı ama görünmeyen tavan güçlüydü.

Fırtınalı bir gecede eskici Kerem'in dükkânında bir araya gelen eski lise arkadaşları geçmişe doğru karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Kerem için bu yolculuk hem yeni bir aşkın kapısını aralayacak hem de yıkımın başlangıcı olacaktır. Yaşadığı ülkenin geçmişi, günü ve geleceği Kerem'in peşini bırakmaz. Binaların, parkların, bütün şehrin dönüşüp yerle yeksan olduğu bir zamanda roman kahramanları yıkımdan kurtulabilecek midir?

Murat Gülsoy okurunu bir yandan hayatın sonsuz anlarını kaydeden bir zihne davet ediyor diğer yandan görünmez bir kapanın içinde kısılı kalmış küçük hayatların, bireysel acıların, bencil hırsların hemen yanı başında kanayıp duran geçmişe ait söylenmeyenleri işaretliyor.

Öyle Güzel Bir Yer ki, siren seslerine kapılıp giden yaşamımızın, alacakaranlık dünyamızın romanı...

Kitabı okuyanlar 166 okur

  • Yasin Gültekin
  • Nazlı yaman
  • Taylan Bodur
  • Berfin Polat
  • Sedef
  • Beyza Doğan
  • Biraz
  • çetin umut
  • Reyhan Apil
  • Melike Yüksel

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (12)
9
%11.1 (8)
8
%9.7 (7)
7
%20.8 (15)
6
%20.8 (15)
5
%4.2 (3)
4
%6.9 (5)
3
%5.6 (4)
2
%2.8 (2)
1
%1.4 (1)