MarkusAurelius

MarkusAurelius
@Belisariuss
10/10
·133 syf.··
2026 3. kitabı
Kitap, şuan ancak iki nüshası bulunan el yazmalarından yola çıkarak derlenmiş. Viyana Bozgunu süresince orduda yer almış bir resmi görevlinin (Teşrifatçıbaşı) güncesidir. Bu özelliği nedeniyle aktarılan bilgilerde sık sık tekrar düşülmüş, yer yer atlamalar/kopukluklar söz konusu olmuştur. Günlüğün başındaki ümit dolu hava, kuşatmanın sonlarına doğru son derece tatsız ve ruhsuz bir anlatıma evrilmektedir. İmdat ordusunun Osmanlı kuşatma güçlerini arkasından sardığı döneme kadar olan bölümler ise -belli ki- kasvet ve telaş nedeniyle kaleme alınamamış. Meraklısının bir çırpıda okuyacağı oldukça güzel bir kaynak.
1000Kitap
Devlet-i Aliyye Teşrifatçıbaşısı Ahmet Ağa'nın Viyana Kuşatması GünlüğüRichard F. Kreutel · Aksoy Yayıncılık · 199815 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Yaşamak
Puan vermedi·
Olağanca süksesine karşın kitapta kayda değer pek bir şey bulamadım. Genelevde tanıştığı kadının sırtına deyim yerindeyse eşeğe biner gibi binen bir kumarbazın öyküsü. Birkaç yerde yapılmış edebi tabiat betimlemeleri dışında hayatımıza katkı sağlayacak yönde içeriği yok.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,4bin okunma
5/10
·139 syf.··
2025 7. kitabı
Mektup formundaki bu günce, "yedek" bir erkeğin güncesi. Tıpkı pervane ya da uydu misali, halihazırda ilişkisi olan bir kadının etrafında ondan aşk dilenen bir yıkığın öyküsü. Hayatı okuma biçimindeki o üsten bakmacı tavrı, her şeyi kafasında aşmış ruhu, Pessoa'nın bende farklı bir yer edinmesini sağlamıştı. Ancak bu çalışma kalemi bu denli güçlü bir yazarın söz konusu kadınlar olduğunda düştüğü duygusal zaafiyeti göstermesi babında da bir o kadar ilginç olmuş. hele ki 31 mayıs 1920 tarihli çocuk diliyle yazılmış mektup, tam bir fecaat. Sahi, kim kendisine saygısı olmayan, ikinciliği kabul ederek ısrarla sevgi dilenciliği yapan birisinin hislerine karşılık verir ki?
Edebiyat
Ophelia'ya MektuplarFernando Pessoa · Sel Yayıncılık · 20211,027 okunma
Havagazı, sis, karanlık örtü.
Kör Baykuş, öyle tahmin ediyorum, Modern (1950 Öncesi) Fars Edebiyatının en bilindik eserlerinden olan “Kafka Ekolüne” dönük yazılmış bu kitabı okurken aklına Puslu Kıtalar Atlası gelmeyen kimse yoktur. Tabii, bu çalışma diğerine kıyasla daha monoton ve daha az tarihsel (hatta neredeyse hiç) vurgunun yapıldığı bir anlatım tekniğine sahip. Süslenmek kaygısıyla değil, ruhu darlamak için yazılmış bir eser. Boğucu bir atmosfer, karanlık ifade tarzları, içsel bunalımlar, bitmeyen gel-gitler.. Kısa bir kitap olmasına karşın, alt planında işlediği ölüm (eserde geçtiği şekliyle cenaze) teması sayfalar süresince insanı kasvete sürüklemeyi başarıyor. Tastamam bir kasvet. Hayatını tetristeki ters l harfi misali nereye gideceğini düşünmeden sürdüren bir adamın karşısına çıkan tabiatüstü bir deneyim. Gerçek-hayal, ölüm ve yaşam, her şey içiçe. Şahsen edebi çalışmalarda işlenen ölüm vurgusundan hiç kaçınmadım. Neden kaçalım? İnsanın bir parçası. Hem her zaman esenlik olmaz, bazen de ruhu okuyarak daraltmak gerekebilir. Esasında, eserde sayfalar boyu karşımıza çıkan her bir karakterin, yazarda bir karşılığı olduğunu düşündüm. Hepsi kendisinde mevcut olan ayrı bir boyuta atıf yapıyor. Onun, Paris’te havagazı olan bir köhne odada intiharla son bulan ömrünün tüm veçhelerini yapboz parçası misali tanımlayan ruhsal geçişler kitapta birer karakter olarak karşılık buluyor. Olaylar arası geçiş hızlı bu nedenle biraz takibi zor gelebilir. Zaten tam da bu nedenle ikinci bi okumayı hak ediyor. Çünkü üzerinde sis var, dağıtılmayı bekleyen. Eminim ki, her okuyuşta yeni yeni detaylar yakalayacaksınız.
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 202636,6bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2024 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 21:49
Politik tandansı sol olan bir yazarın, "fakirler nasıl ölür?" adını verdiği çalışması için, ister istemez meraklı okuyucunun aklında kitabın ideolojik bağlamda yazılmış sosyo-ekonomik yapıyı ele alan ve rejim eleştirisini merkezinde tutan bir kitap olması beklenir. Ancak öyle olmamış. Kitap bir yönüyle politik bir günce, gün gün olmasa da, dönemsel olarak ikinci büyük savaşa odaklanıyor, hitler ve nazizm özelinde ingiltere hükümetinin kararları ve düşmana bakışı ideolojik bir çizgiden irdeleniyor. Genel olarak dağınık bir kitap. İlk sayfalarda devrin sağlıkçı kadrosu ve sağlık sistemine dair eleştirilerin yer aldığı bölümler hariç, bir kez de antik roma kölelerinin anlatıldığı kısım dışında, adına uygun bir hikaye repertuarı yok. Tabii kitabın isminin ne olacağı yönündeki kararı kim verdi, bilemiyoruz. Yazarın da kaçak çay sevdiğini öğrendiğiniz bölüm kitabın dağınık hüviyetine bir örnek olsa gerek.
Edebiyat
Fakirler Nasıl Ölür?George Orwell · Ren Kitap · 2021811 okunma