"Yeryüzünde her insanın ismi başka başka ağızlardan birçok defa söylenirdi elbet fakat bunlar çoğu zaman dilden gelen ve kulakta biten seslerden ibaret olarak kalırdı. Ama bazen öyle biri çıkagelir ve öyle bir zikrederdi ki bu ismi hem söyleyenin hem de işitenin içini titretirdi. Çünkü bu zikir dilde değil yürekte başlar kulakta değil yine yürekte biterdi. Dilden azade olup onun getirdiği bütün kirlerden arınır salt bir kalp sesi olarak ve artık söyleyen ve işiten ayrımı yapmadan iki yürekte birden tınlayıp dururdu. Bir insanın ismi anlamına kavuşunca ruhu da hayalet olmaktan kurtulur, mabedi olan bedenine çekinmeden yerleşir ve aynası olan gözlerden ışıldamaya başlardı. Her insana nasip olmazdı belki bu ama buna kavuşmak biraz daha yaşamak demekti, kaybetmekse biraz daha ölmek...."