Evlilik genelde insanı, özelde ise kadını ehlileştirmekte kullanılan toplumsal anlaşmalardan biridir diye düşünürdü. Her anlaşma çıkar esasına dayandığına göre, insanın mutlu olmasını sağlayamazdı. Zaten sırf evlendiği için mutlu olan bir insana bugüne dek hiç rastlamamıştı.
Sadece duygusal ilişkiler değil, ebeveynlerimizden bakkalımıza kadar kurduğumuz tüm toplumsal ilişkiler, toplumsal tanımlamalara uymadığı oranda gerçek, gerçek olduğu için de sağlam olabilirdi ancak.