"Öyle çok şimşek çaktı gece
Ben sonu Z harfi olarak düşündün
Son harf olarak
Ben Zeni düşündüm ahbap"
Madak'ı çok bilmem ama üslubu konuyu işleyişi ve konuları bakımından samimi biraz daha İstanbul'un 90'larının kenar mahallesinde ki güçlü bir kadını hissettirdi bana.
Tabii ki kitaplar büyüktür filmlerden diyeceğimiz bir eser daha. Okuyucuyu underground ile birlikte olayların içine sürüklerken olayın sonunda god damn diyip gerçekliği sorgulatan bir arkadaşımız Palahniuk iyidir.
Zweig kitaba Hölderlin ile başlıyor ve anlatımın başında deamon(şeytan) yani sanatçının varoluşla birlikte içinde yaratma yeteneğinden bahsediyor. 3 yazara karşı örnek olarak da Goethe'yi alıyor. Başlıgıcı etkiledi. Devam ediyorum.
Lisede yurtta kalırken akşam vakti sosyal medyada gezinirken Küçük İskender'in Eskişehire geldiğini öğrenip yurttan kaçıp dinletisine gitmiştim. Biletliymiş ve bilet kalmamıştı kapıdaki görevliye yalvarırken bir çift gelip bilet vermişti bana onlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Bu kitabı da dinletinin sonunda imza sırasının en sonuna geçme akıllığını yaparak İskender ile muhabbet etme şanşını yakalamıştım. Geceyi bana vermişti. Kitapta internette bulamayacağınız şiirler var. Fil kurukafa'sını tavsiye ederim.
Bu Defa Çok FenaKüçük İskender · Sel Yayıncılık · 2011367 okunma