BenceKitapOku

BenceKitapOku
@BenceKitapOku
Her inceleme eseri okuyanlar ve okumayanlar için iki farklı yorum içermektedir.
18 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·424 syf.··
2021 12. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Eser 1796-1797 tarihlerinde yazılmış olup sanırım dönemim kadın yazarla karşı tavırları sebebiyle ancak 1813’te yayımlanmıştır. Kitabın yazarı Jane Austen hiç evlilik yapmamasına rağmen evliliğe olan bakış açısı ve bu bakış açısını oluşturduğu karakterler üzerinden yansıtması takdire şayandır. Yazıldığı dönem de kadınların sadece ev hayatı, balo gibi eğlence hayatı dışında bir yaşam biçimi olmaması sebebiyle eserlerinde hep kadınlara büyük yer vermiş ama bu düzeni o kadınların diliyle sık sık eleştirmiştir. Gururun ve önyargının ilişkiler üzerinde nasıl bir etki yarattığını, gururun yeri geldiğinde iyi, yeri geldiğinde kötü etkilerini gözlemleyeceğiniz bu kitabı bence okuyun. OKUYANLAR: Öncelikle ismini bu kadar hak eden az kitap vardır bence, hem gururun hem önyargının bu kadar güzel işlenmesi okuyucuya büyük tad veriyor. Darcy ve Elizabeth başlıca karakterlerimiz ve gurur ve önyargı en çok bu iki karakter üzerinden işleniyor. İlk olarak Darcy statü olarak kendi düzeyinde olmayan insanlara karşı büyük bir önyargı ve onlarla dans dahi edemeyecek kadar gururlu görüyor kendini. Sonrasında bu önyargıyı Elizabeth ile kırıyor, çünkü Elizabeth’in yaşadığı çevreye nazaran beklediğinden çok daha iyi kendini yetiştirmiş olması dikkatini çekiyor. Ablası hasta olduğu zaman toza, toprağa aldırmadan refakatçi olması, dış görünüşünü önemsemeden fedakarlık yapması önyargısını kırdığı dönüm noktalarından biri oluyor. Elizabeth ise Wickham’ın anlattıkları ile Darcy’e karşı önyargı kazanıyor ve onu sevdiği halde evlilik teklifi ettiği zaman gururundan kabul etmiyor. Fakat gerçeği öğrendiği zaman önyargısını, gururunu kırıp mutluluğa adım atıyor. Gururu ve önyargıyı kırınca mutlu bir evlilik kaçınılmaz oluyor karakterlerimiz için. Kitapta en ilginç karakterlerden biri
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·472 syf.··
2021 11. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Yazarımız ile çoğu okuyucu Uçurtma Avcısı kitabı ile tanışmıştır, bu kitap da aynı şekilde aynı coğrafyayı konu alıyor ilk kitapta iki yakın erkek arkadaş var iken bu kitapta iki kız arkadaş var. Kız diyorum çünkü kadın olmanın ne demek olduğunu bilmeden kadın olmak zorunda kalan iki karakterimiz var. Kitap, aslında belki de halen sürmekte olan bir yaraya parmak basıyor; kadınların ezilmişliği, toplum tarafından alt tabakaya itilmişliği ve kadına insan olarak bakılmaması. Hem tarihin hem kadınlara yapılan zulümlerin harmanlanarak oluşturduğu bu romanı geç kalmadan bence okuyun. OKUYANLAR: Kadına şiddet, kadının ezilmesi, hor görülmesi, dışlanması sadece o coğrafyaya özgü değil! Şu an, şu saniye şiddet gören kaç kadın var acaba? Fiziksel şiddeti bir yana bırakıyorum, psikolojik şiddetin pençesine yakalanmayan kaç kadın var sorarım size? Kaç gonca, gül olmadan dalından koparıldı? Kaç kuşun uçamadan kanadı kırıldı? Kaç çocuk gelin henüz çocukken çocuk yetiştirdi? Meryem; babasının yaşadığı bir yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya gelmesi toplum gözünde hep dışlanmışlık damgasıyla yaşamasına sebep oluyor, peki Meryem’in bu ilişkide suçu ne? Kocaman bir hiç. Çoğu kızın ilk aşkının babası olması gibi Meryem’de babasına aşık, babasının geleceği günü iple çeken biri. Babasının bir gün kendisini evine götüreceğine, kardeşleriyle tanıştıracağına tüm kalbiyle inanıyor ve umut ediyor. Bu umut benliğinden taşıyor ve dayanamayıp babasının kapısına dayandığı ve babasının onu içeri almayıp kaldırımda bırakması sanırım asla unutamayacağım sahnelerden biri. Annesinin ölümüyle beraber yalnız kalan ve babasının evinde istenmeyen kişi olan Meryem fikri dahi sorulmadan kendisinden yaşça büyük Raşit ile evlendiriliyor. Gerçi sorulsa dahi sonuç değişmezdi maalesef. Leyla, iyi
Bin Muhteşem Güneş (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2022119,3bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2021 10. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Kitap, yazarın gençlik yıllarında bir süre tımarhanede geçirdiği dönemden izler taşıyor. Bu sebeple o duyguyu, hissi okuyucuya çok güzel yansıtıyor. İsmiyle birlikte insanda daha çok ölümü, kasveti anlatılacağı çağrışımı uyandırıyor fakat aksine yaşama sevgisini, hayata tutunmayı anlatıyor. Hayat tekdüze yaşanınca hayat mıdır? Monotonluk, yaşama kaygısı olmama, hedefsizlik intihar için yeterli midir? Her farklı olan deli midir? Deli olan farklı mıdır?Bu gibi soruların cevabını bize Veronika veriyor, sadece soru sormakla kalmayıp bizzat tecrübe ederek bize sunuyor. Başarısız girişimlerin önümüzde yeni kapılar açtığını gözlemliyoruz birçok kez bu kitapta. Ölmek ile yaşamak arasındaki ince çizgide Veronika’ya eşlik etmek istiyorsanız bence bu kitabı okuyun. OKUYANLAR: Ölmek... Bu kelime üstüne söylenen, yazılan, okunan o kadar çok şey vardır ki. Sanırım her insanın hayatının bir çağında veya tüm yaşamı boyunca düşündüğü, kaygı duyduğu, istediği/istemediği herhangi bir şekilde etrafında dolaştığı bir durum. Zira her insan sadece doğmak ve ölmek konusunda eşit. Unamuno’nun “Hayat bize birçok şey, ölümse daha çoğunu öğretir” sözü geldi aklıma okurken. Hayattan istediği şeyleri öğrenemeyen Veronika ölümden öğreniyor yaşamayı, sevmeyi... Dışarıdan bakıldığında genç, güzel, iyi bir eğitim almış, refah bir yaşam süren Veronika’yı intihara sürükleyen neydi? Çevremizde intihar etmese bile böyle insanları çokça görürüz, yaşama hevesleri yoktur, hayattan tad almazlar. Çünkü o tadı veren meyveden yoksundurlar, nedir o meyve? Kimine göre aşk, kimine göre iş, kimine göre sadece yaşamak dürtüsü. O meyvenin ne olduğu önemli değil aslında, önemli olan o meyveyi aramak, bulmak ve yaşamak. Bir şekilde yaşamak. Kitabın en güzel öğretilerinden biri deli kimdir sorusu oluyor.
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2010102,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2021 9. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Çocukken kısaltılmış halini ilk okuduğum kitaplardandır. Hep tam basımını tekrar okumayı istiyordum, sevgili Kitap DünyamKitap Dünyam Serkan hocam sayesinde okumuş oldum, kendisine tekrar buradan teşekkür ederim. Eser, 1719 yılında okuyucuya sunulmuş olup çoğu araştırmacı tarafından ilk İngilizce roman olarak değerlendirilir. Kitap genelde yanılgı olarak çocuk romanı olarak lanse edilmiş ve o tür baskılar yapılmıştır. Çoğu kişi bir şekilde ismini duymuştur, baskılarından, filmlerinden... Yanılgı diyorum çünkü çocukların okuması doğru mu evet doğru ama her yaşa hitap eden, dersler sunan, dönemin sömürge yapısını çok güzel anlatan bir eserdir. Babasının “orta halli” bir yaşam sürmesi için ısrarlarına rağmen maceracı ve gezgin bir karaktere sahip olan karakterimiz deniz macerasına atılır ve ilk yolcuğuyla birlikte aksilikler yakasını bırakmaz. Bu aksiliklerin bir sonucu olarak keşfedilmemiş bir adaya düşer ve son yılları hariç yalnız başına yaşar. Bu mecburi inziva döneminde hayatta kalmak adına çeşitli yollar bulur, metodlar geliştirir ve doğa ile Tanrı’nın varlığını hisseder, önceki yaşamında olmadığı kadar inançlı bir birey olur. İnsanın en zor koşullarda dahi bir şekilde hayata tutunması gerektiğini, hayat karşısına istediklerini sunmasa bile elindeki imkanlar ile pes etmeden devam etmesini ve daha birçok çeşitli sahneye tanık olmak istiyorsanız bence bu kitabı okuyun. OKUYANLAR: Kitap hepimizin az çok bildiği, kısaltılmış halini gördüğümüz, belki uyarmalarını izlediğimiz bir eser. Kitap genel kanı olarak çocuk kitabı olarak kısaltılarak basıldı ama aslında dolu dolu her yaşa hitap eden bir kitap. Konu başta basit gibi görünüyor adaya düşen bir adamın yaşam mücadelesi... Fakat konu tam olarak bu “mücadele” kısmında başlıyor, bu “mücadele” okuyucuya eserin
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2021 8. kitabı
OKU(MA)YANLAR: Kitap 1774 yılında Goethe’nin Charlotte isimli nişanlı bir hanıma hastalık derecesinde aşık olması ve yakın arkadaşı Wilhelm’in evli bir kadına olan aşkından dolayı intihar etmesi üzerine ilham alınarak iki haftalık kısa bir süre içerisinde tamamlanmış. Eseri okuduktan sonra bu kadar kısa sürede böyle dolu dolu bir yapıt çıkartmak mümkün müdür diye soruyor okur kendi kendine fakat Dostoyevski’nin Kumarbaz’ı 25 günde yazması ve başarısı bize sürenin yazarın edebi yönünü etkilemediğini, süresi ne olursa olsun önemli olanın eserin kendisinin olduğunu ispatlıyor iki eser bize. Kitap, mektup/roman tarzında yazılmış olup karşılıklı mektuplaşmadan ziyade Werther’in yazdıklarını ve monologlarını okuyoruz. Bu edebiyat eserinin edebiyat dışında etkileri ilgi çekici; psikolojide “Werther Etkisi” terimini literatüre sokmuştur ve yazıldığı dönemin moda akımında Werther’in giyim tarzı olan mavi ceket, sarı pantolon gençlerin sıkça tercih ettiği seçim olmuş. Diğer ve en önemli etkisi ise yazıldığı dönemin melankolik, romantik gençlerini intihara sürüklemesi olmuş. Bu sebeple bir süre Avrupa’da yasaklanmış kitap. Napolyon Bonapart’ın yanında gezdirdiği kitap olmakla beraber gerek yazıldığı dönemde, gerek günümüzde en çok okunan/tartışılan eserlerden biridir. Goethe ileride bu kitabın ününden, gençler üzerindeki etkisinden, yazdığı tüm eserler içerisinde en çok bu kitabın konuşulmasından ve Charlotte Buff'a olan gençlik aşkının halka duyurulmasından dolayı pişmanlık duyup “Werther benim kardeşim olmuş olsaydı da ben onu öldürseydim onun hayaleti beni bu kadar rahatsız etmezdi” demiş. Bir aşkın bir insan üzerindeki etkilerini, psikolojiyi, melankoliyi ve şiirsel anlatımın doruklarını tadacağınız bu kitabı bence okuyun. OKUYANLAR: Bu eser için platoniğin kitabı diyen
Genç Werther’in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2019149,9bin okunma