Gülseren Budayıcıoğlu okumamaya bir psikolog olarak söz vermiştim. Mesleki açıdan teknikleri bir yana bırakıyorum hikayenin sonunu kesinlikle inandırıcı bulmamaktayım. Kitapta 20yılı aşan bir süreç var bu süreçte Kenan karakterinin narsistik kişilik bozukluğu net bir şekilde sunuluyor. Hatta narsist bireylerin tedaviye yanıt vermemesini de çok güzel görüyoruz. Kenan hayatındaki hiçbir olgunun sorumluluğunu almazken psikiyatrist ile son görüşmesindeki yüzleştirmeden sonra hayatının akışının tam tersine doğru gittiğini, sorumluluk aldığını, başkası için çalıştığını görüyoruz. Kurgu olarak tam oturmuş, hikaye tamamlanıyor bizim için çünkü böyle bir son olmasaydı yarım kalırdı. Gerçek hayat, her zaman tamamlanmış olmak zorunda değildir ve size bir evrak çantasında merak ettiklerini sunmaz… Bu sebeple söz vermiştim okumamak için çünkü bu kurguların yaşanmış hikaye adı altında pazarlanmasının karşısındayım.