"Ben bu dünyadaki davamı kaybettim ey ulu can! Kaybettim. Acılara gark oldum. Bittim, tükendim. Gördün mü aşağı vadide Arslan Bey'in gidişini. Susup kaldın mı? Ey taşlarını ot bürümüş, harap türbenin sahibi! Söyle... Şu kart dünyaya kaybetmek için mi geldik? Hep acı çekmek için mi? Eğer bahtiyarlık öte dünyada ise söyle tez geleyim."
Şu halde benim hiçbir şey olduğum aşikare ve meydanda değil mi? İşte hiç olan bu hiçbir şey? Evet, ancak hiçbir şey olan insan kendisine ve kendisinin dünyadaki mevkiini anlar.