Anna’ya hepsi niçin çullanıyor böyle? Ben ondan iyi miyim ki? Benim hiç değilse sevdiğim bir kocam var. Sevmek istediğim… Sevmiyorum onu ama seviyorum. Oysa Anna kendisininkini sevmedi. Suçu ne Anna’nın? Yaşamak istiyor. Bu ruhu bize Tanrı vermedi mi? Onun yerinde olsaydım belki ben de aynı şeyi yapardım.
???
“Evli olan kişi, karısının gönlünü kazanmak için, yani dünya işleri için didinir; evli olmayan kişi ise Rabbinin gönlünü kazanmaya, yani Rabbinin buyurduklarını yapmaya didinir.
"Şimdi konuşmuyorum, seneler sonra da konuşmayacağım. Hiçbir zaman karşılarına geçip intikam almayacağım. Düştüklerinde iyi olmuş bile demeyeceğim. Benim kelimelerim sesimden çıkıp kimseye çarpmayacak. Keşke bunun anlamını biraz olsun bilseydiniz."
Onun iyi yürekli, yüce gönüllü, soylu bir insan olduğunu, onun tırnağı kadar değerim olmadığını bile bile ondan tiksiniyorum. Yüce gönüllülüğü için iğreniyorum, anlıyor musun? Benim için tek şey kalıyor, o da…
?