"Ne yani gerçekten Komünist kitabı mı okuyacaksın? Ne gerek var, kafan karışır. (...)" gibi şeyler söyleyen dostlarıma sevgilerimle... Bana hayatımda ilk defa bazı kitapları okumanın cesaret gerektirdiğini öğrettiniz. (:
Ama asıl üzücü olan bundan asırlar önce (1848) yazılmış bir kitapta günümüzün sorunlarına rastlamak. Bazı yerlerini okurken daha gelişmiş bir çağda yaşayabilecekken hala aynı sorunlarla savaşım veren bir çağda yaşıyor olmak üzdü. Bkz. sayfa 38 "Sınırlı düşünce açıklama özgürlüğü, eşitlik kuralına da aykırıdır. Ancak her düşüncenin açıklanmasına eşit olanak sağlanırsa, diyalog kuralı da geçerli olabilir. Belirli düşüncelerin açıklanmasına sınır konursa, demokrasi 'kısmici' bir görüşle sistemleştirilmiş olur..." Yine bkz. sayfa 63 "Daha önce de gördüğümüz gibi, bugüne kadar ki bütün toplum biçimleri, ezen ve ezilen sınıflar arasındaki çelişkiye dayanır. Ne var ki, bir sınıfı ezebilmek için, hiç değilse kölece yaşayışını sürdürebileceği belirli koşulları sağlamak gerekir..."
Kitabı "Bütün ülkelerin işçileri, Birleşin!" diye çağrışım yaparak bitirmişler. Komünizmin bütün fikirleri olmasa da emekçilerin savunulması bence gayet güzel. Fakat dünyada eşitliğin sağlanması ne yazık ki olanaksızdır. Ve son olarak Karl Marx'ın mezar taşında yazan şu düşündürücü cümleyi bırakıyorum. "Şimdiye kadar filozoflar yalnızca dünyayı çeşitli biçimlerde açıklamakla yetinmişlerdir; oysa asıl sorun, dünyayı değiştirmektir."