korku....
İnsana her şeyi yaptırabilecek kadar güçlü bir düşman...
kitabı okuyup bitirince bu düşmanın gücüne şahit oluyorsunuz.
yine bir Zweig kitabı ve yine mükemmel tahlil gücü. ben bu kitapları okuyup bitirince bir erkek diyorum nasıl oluyor da bir kadının duygularına bu kadar hakim olabiliyor. Hemen hemen tüm kitaplarında çok sağlam tahlillere yer veren zweig kadın ruhunu en ince detayına kadar okuyucusuna hissettiren ve hatta yaşatan bir yazar . bu eserinde de bize sunduğu yine aynı şey.
psikolojik yönü ağır olan bir eser.
İnsan en çok korkunun kendisinden korkar. Ve bu korku insana yapmayacağı şeyleri dahi bir çırpıda yaptırıverir. Ve yine aynı korku insanın elindeki şeylerin aslında ne kadar değerli olduğunun da farkına vardırır.
kahramanımız Bayan Burjuva sekiz yıllık evliliği boyunca elindeki hiç bir şeyin kıymetini bilmeden hayatını yaşamaya devam eder. Karşısına bu durağanlıktan sıyrılabileceği ve hayatına heyecan katacağını düşündüğü bir ilişki yaşayana kadar da hiç bir şeyin farkında değildir. Lakin bu gizli ilişkinin bir tanığı vardır, bu tanık Bayan Burjuvaya müthiş bir ders verir. Aslında monoton olarak devam eden evliliğinin ne kadar değerli olduğunu o zaman idrak ediyor. ve yine bu idrakin temelinde yatan şeyin "KORKU" olduğunu görüyoruz.
o halde bakalım neler yaşamış kahramanımız. Kısacık, akıcı ve müthiş tahlilleri ile sizi sürükleyecek bir eser daha tavsiye ediyorum. keyifli okumalar
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,7bin okunma
Cengiz Aytmatov’dan kendi coğrafyasının izlerini taşıyan bir roman Gün Olur Asra Bedel.
Okurken bölge insanının alışkanlıkları, atasözleri, günlük konuşma içerisinde yer verdikleri bazen şiirler bazense deyimler, yöreye özgü tanımlamaları hakkında bir şeyler öğrenmek oldukça keyifliydi. Bize yakın bir kültürün izini sürmenin keyfini çıkardım okurken. Tabi bir yandan da “Sovyet rejimi”nin insanlara yansımasının boyutları var ne yazık ki! Bu sistemin zorbalığının hafızalarda birer hayalden öte gitmeyen halini, gerçeği ya da muhtemel olanı detaylandırarak gözler önüne sermiş Yazar.
Yazar’ın hikayeye yakın bir anlatım tarzı var ve romanlarının konularına uyum sağlıyor. Romanın geçtiği coğrafyada dilden dile yayılan efsaneler de romana ilave edilince, konu pekiştiği gibi, okura farklı bir keyif yaşatılıyor. Efsaneler; türküsüyle, sazıyla, sözüyle, şiiriyle, yörenin alışkanlıklarıyla, deyimiyle, atasözüyle anlatılmış. Efsaneleri okurken kimi zaman uyumadan önce babasından ya da annesinden masal dinleyen bir çocuk gibi hissediyor, kimi zamansa anlatılanları öylesine yakın hissediyor ki, sanki bir yere gizlenmiş ve olanları izliyor gibi oluyor insan.
Konuda eyleme geçmemiş olmasa da, düşüncede var olan ihanet, okurun roman kahramanına kızgınlık duymasına yol açıyor açmasına ancak romanda yaşanan arkadaşlıkları, sevgiyi, fedakarlıkları ve vefayı önemsememenin romana haksızlık etmek olacağını düşünüyorum. Güzel bir roman, tavsiye ediyorum. Keyifli okumalar dilerim.
Momo ve arkadaşları, çocuk oyunları, duman adamlar, saat çiçekleri, altın zaman tapınakları, zaman depoları, kurutulmuş saat çiçekleri yapraklarından sigara sarıp zamanı öldürenler, hiçbir yerde evi,
İnsana farklı bir bakış açısı kazandıran bi kitap kısa ama yoğun içerik. Ayrıca 20.yüzyılın en çok satılan kitaplarından biri ben beğendim sizlerede tavsiye ederim.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Okumak ne kadar güzel bir şey değilmi arkadaşlar. Yeni ufuklara açılıyoruz bi anda dünyanın öteki ucuna gidiyoruz. Marslı kitabındada oldukça akıcı bir dil ile marsta kalan watney adlı bir beyefendinin hayatta kalma ve dünyaya dönme çabasını anlatıyor. Okurken bizzat olayları kendim yaşadım desem yeridir . Her neyse iyi okumalar.