Benjamin

Benjamin

, bir kitap okudu
10/10
·168 syf.··
9 günde okudu
·
2026 6. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.2/10 · 87,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·168 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 08:31
Dağların ortasında, yapayalnız, dünya ile bağlantısı çok zayıf kaldığı için kendi hayal dünyasında yaşayan bir çocuğun hikayesi... Issık Göl kenarındaki bir orman köyünde anne ve baba hasretiyle, arkadaşsız yaşayan çocuğun kendi kurduğu masum dünyasını anlatır. Kayalarla, çantasıyla, dürbünüyle yoldaşlık eder. Dış dünya bağlantısı olmadığı için masumiyetini de korur, kirlenmez. Ancak bu dünyanın rengine boyanmadığı için eğreti durur, sırıtır sürekli. Uyum sağlayamadığı kötülüğe fazla da dayanamaz zaten. Kendini çayın soğuk sularına bırakıp terkeder kötülüğün temsilcilerini.Mücadele etmeye başka yolu da yoktur onun. Kitapta kötülüğün bütün hasletlerini barındıran orozkul'a karşı da üç tavır görürüz; biri her daim menfaatlerine zarar gelmemesi için boyun eğen, hatta zaten onu haklı da gören kötülüğün destekçileridir; ikincisi özünde iyi olsa da kötülüğe karşı bir tavır koyamayan mümin'dir-ki kötülük eninde sonunda kendisine de bulaşmıştır-; üçüncüsü de bu kötülüğe karşı koymak için tek yolu seçen çocuğun tavridir. Düzeltemiyorsa da kendisini beri tutmuştur. Velhasıl Beyaz Gemi'ye ulaşmak veya balık olmak her zaman mümkün olmayabilir, hayat bizi her zaman mutlu sona ulaştırmak borcu altında değildir.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,6bin okunma
İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır.
Sayfa 162·Kitabı okudu
Hatta Kıvrak Mümin, şu onun beş para etmez kaynatası bile kendisinden daha mutluydu. Çünkü marallara inanırdı o. Aptalın tekiydi. Zaten aptallar her zaman kaderlerine razı olurlardı.
Sayfa 80 - Orozkul·Kitabı okudu
Büyük bir binanın küçücük bir odasında oturuyormuş. O kadar küçük bir oda imiş ki insan orada kımıldayamıyormuş bile. O binanın avlusu da bir pazar yeri gibi kalabalıkmış ve kimse kimseyi tanımıyormuş. Ama, yine de devam ediyormuş hayat. İnsanlar işten dönüp evlerine girer girmez kapılarını sımsıkı kapar,kilitlerlermiş. Bir hapishane hücresi gibi o dört duvarın içinde kalırlarmış hep.