Bu mutlu insanların inancına göre hayat olduğundan başka türlü olamaz, olmamalıdır; zaten herkes de onlar gibi yaşıyordur, başka biçimde yaşamak günahtır.
Onlar insanlar içinde haşir neşir oluyorlardı.
Her biri hayatı bir türlü anlıyordu; hiçbiri Oblomov gibi anlayamıyordu, ama gene de onu kendi hayatlarına karıştırmak istiyorlardı. Bütün bunlar Oblomov’un hoşuna gitmiyor, onu tiksindiriyordu.