Fakat mutluluk ve neşe insanı nasıl güzelleştiriyor! Yürek sevgiyle nasıl da kaynıyor! Sanki kendi yüreğini alıp bir başkasının yüreğine dökmek istiyorsun, herkesin neşelenmesini, herkesin gülmesini istiyorsun.
Acının herkesin yaşamının ayrılmaz ve büyük bir parçası olduğunu unutmuştu Selçuk. Bunu yeniden öğrendi. Bunu bilmek kendi acılarını daha katlanılabilir kıldı. Herkes acı çekiyordu. Bir tek o değil. Yalnız, herkesin acısı birbirinden farklıydı. İnsanlar neden birbirlerinin acılarına bu denli kör ve sağırdılar acaba? Neden kendi yaşadıklarını tek gerçek diye bellemişlerdi?
İnsanlar her gün başkaları adına fedakarlık yaparlar fakat bu, en önce kendi iyilikleri içindir. Eylem, önce kendi ruhlarını tatmin etmelidir. Bundan yararlanan diğerleriyse ikinci sıradadır.