''Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.''
Stefan Zweig insan ruhunu derinlemesine anlatan bir yazar. Her kitabında düşündüren bir taraf vardır. Bu kitabında da korkunun insandaki değişimini, en ufak bir gündelik olayını bile nasıl etkilediğini anlatıyor.Sınırsız bir korku döngüsü içinde kalmak. Belki de neden korkacağını bilememenin verdiği bir korku döngüsü.
Herkesin derinlerde yüzleşemediği korkusu vardır. Evrende herkese göre bir korku çeşidi mevcut. Sahi neyden korkmuyoruz ki biz artık? Geleceğimizden korkuyoruz, geçmişimizdeki hataların bizi bir gün etkilemesinden korkuyoruz. Her gün yeni bir olay çıkıyor karşımıza. Biz aslında korkmaktan bile korkuyoruz. Korkunun hissettireceklerinden… O yüzden çoğu zaman bastırırız korkularımızı. Bu sefer de gün gelir de açığa çıkar diye korkarız.
Kitapta da eşini aldatan, burjuva dünyasından bir kadının ihanetinin açığa çıkmasından dolayı korktuğu anlara şahit oluyoruz. Bir oturuşta birilecek, harika bir Zweig eseri :)