Kıyamet gününün azabından sakının! o öyle Bir gündür ki, kimsenin kimseye faydası olmaz. küfür üzere ölenler için, Allah katında hiçbir şefaatçinin şefaati kabul olunmaz. Onlara yardım edecek ve Allahu Teala'nın azabını kendilerinden def edecek bir tek fert bulamazlar.
(Bakara Suresi 48. Ayet)
Ey Peygamber! Farz ve sünnetleri eda etmek suretiyle salih ameller işleyen müminleri, yeşil bahçelerle bezeli cennetlerle müjdele. Onlar öyle nimet ve bahçelerdir ki, ağaçlarının ve köşklerinin altından ırmaklar akar.
Her ne zaman olgun meyvelerle rızıklandırılsalar, “Bu, daha önce de bize verilen rızıktır.” derler. Çünkü kendilerine ikram edilen meyveler; renk, hacim, görünüm, lezzet ve koku bakımından dünyadaki meyvelere benzer. Fakat o meyveleri ve nimetleri tattıklarında, onların dünyadakilerden çok farklı olduğunu görürler.
Cennette onlar için her türlü maddi ve manevi kirden arındırılmış, tertemiz zevceler vardır. Cennet ehli olan müminler, kesintisiz ve ebedî nimetler içerisinde, mutluluk ve huzur dolu bir hayat sürdürürler.
Onlar öyle (Fasıklardırlar) ki, Allah'a verdikleri sözü kesin kabul ettikten sonra bozarlar.
Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi (sıla-i rahmi) keserler ve yeryüzünde fesad çıkarırlar. İşte onlar, hüsrana/zarara uğrayanlardır.
Bakara/27
Şüphesiz kâfirleri uyarsan/korkutsan da uyarmasan da onlar için birdir iman etmezler! (Bakara 6)
Tefsir: ey Muhammed küfür üzere ısrar edip Allah (c.c)'nun vahdaniyetini ve senin risaletini inkar eden kimseleri uyarmanın hiçbir faydası yoktur. Onları uyarıp korkutman ile uyarıp korkutmaman arasında hiçbir fark yoktur. Bunlar heva ve heveslerine uydukları için senin risaletine iman edip tasdik etmezler.
İmam-ı Müslim ve Tirmizi'nin, Ebu Hureyre (r.a)'den tahric ettiklerine göre dedi ki: "Resulullah (s.a.v) buyurdu: "Evlerinizi kabristana çevirmeyin! Şüphesiz ki şeytan, Bakara suresinin okunduğu evden kaçar