“Sen kendini ölçü tanımaz bir yozlaşmaya bırakmışsın, küçük adam; sen kendini tipik olağan bir insan saydığın, “homo normalis” saydığın için, sade ve içten bir insana “anormal” diyorsun.”
“İnsanlığın geleceği sana bağlı. Ve korkuyorum, çünkü sen kendinden kaçtığın kadar hiçbir şeyden kaçmıyorsun. Sen hastasın, küçük adam, hem de çok hasta! Bu senin hatan değil. Ama bu kötülüğünden kurtulman yine sana bağlı.”
“Duvarları tezekle yoğurulmuş, kireç badanalı evinde yaşayıp duruyorsun. Ama öte yandan, “kültür sarayı”na bakıp övünüyorsun. Yeni bir savaşa ve yeni efendilerin düşüşüne değin, devleti yönetme yanılsaması ile yetiniyorsun.”
“Küçük adam, küçük olduğunu bilmiyor ve bunun bilincine varmaktan korkuyor. Kendi küçüklüğünü ve dar kafalılığını, gücün ve büyüklüğün düşleri arkasına, diğer insanların gücünün ve büyüklüğünün arkasına gizliyor. Büyük savaş şefleriyle övünüyor, ama kendiyle gurur duymuyor. Algıladığı düşünceye hayran olacak yerde, algılamadığı düşünceye hayran oluyor. Bir şeyi ne denli çok anlamazsa, o denli çok inanıyor ve anlamını kolayca kavradığı düşüncelerin doğruluğuna inanmıyor.”