Kur’ân-ı Kerim, müminlerin yoluna tabi olunması gerektiğini vurgulayıp, Hazreti Peygamber de (sav) kendisinden sonra karşılaştığımız ihtilaflara karşı “sünnetine sarılmamızı” tembihlerken Ehl-i Sünnet olmanın sadece bir yorumu savunmak anlamına geldiğini nasıl düşünebiliriz?
Ehl-i Sünnet olmak Allah-u Taala‘nın istediği tarzda bir Müslüman olmak demektir. Meseleye ilim yoksunluğu ve şuur fakirliğinden dolayı böyle bakamayanlar bu işin ciddiyetini ahirette mi anlayacaklar?
Varlığıyla cenneti kazanacağımız, yokluğuyla cehennemi boylayacağımız iki keskin çizgi üzerine oturmuş bir iman meselesi bu, iman!..