Gego

Gego
@BergSile
Mezopotamia
1 Ocak 1900
35 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Havayı yırtarcasına yükselen sivri, keskin kayalar birbirlerine şaşılacak denli yaklaşarak, daracık bir boğaz meydana getirirler orada. Boğazın dibinden ince, ak çakıllı eski bir göçebe yolu geçer. Yolun iki yanında kayalıkların yüzü birbirine bakar. Ve doğal mazgal deliklerini anımsatan irili ufaklı mağaralarla peteklenmiştir yüzleri. O mağara ağızları, dişsiz, yaşlı, yorgun görünümleriyle büyük türküler söylemeye durmuş gibidirler hep. Fırtınalı, boranlı havalarda ağız ağıza top uğultusunda öterek, duyana korku verirler. Çoğunun içleri çoban ateşlerinin dumanından boğulmuştur, isli, siyahtır. Yarıkları yer yer zift tutmuş, nemlidir, elini sürsen ıslanır.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dün çocukluğumu görmeye gittim yurduma. Dün onun konuğu oldum, anılarımla konuştum. Otlar tanıdı beni, yollar tanıdı. Uzunca bir söyleşiye girdim onlarla. Otça konuştum, kokuca duydum, rüzgârca soludum dillerini. Ve her yanda ilk çocukluk gölgelerimin boy atarak biraz daha yapraklandığını, onların bir tür kendim olduğunu gördüm. Yaşlanmış meyve ağaçlarına eski tatlarını, sulara akışlarını sordum. Kurumuş dere yataklarında çocukluğumdan kalma eski su ve kum izlerini gördüm.
Her insanın kendi yeli, kendi rüzgârı vardır ve isterse o yeli bir ezgiye, söyleve dönüştürebilir. Üfleyerek demir ocaklarının ateşini tutuşturabilir, sözcükleri birer aleve dönüştürebilir, isterse ve yürekliyse eğer... Yeller güçlüdür üflemesini, kullanmasını bilene...
Her gün aramızda olmasına karşın hiç aramızda olmayan, o ânı da yaşamayan, kendini bizden sürekli kaçıran, uzak tutan biriydi o. Bulunduğu ortamlardan hoşnut değilmiş gibi, hakkı olmayan bir yerde görevlendirilmiş ya da birtakım istekleri vardı da yerine getirilmemiş gibiydi hep. Bir yalnızlık dokusuyla örülmüştü. Bizlerden uzakta yapayalnız, sessiz, dingin bir düşü yaşar, uzun gece yolculuklarına çıkmış bir yolcu gibi uzaklara bakardı hep. Kavrayamadığımız bir yalnızlık türüydü bu. Yüzü acıları, sevgileri yaşamış, tatmış bir insan yüzüydü. Derindi, soyluydu. Duyarlı, uzak, apayrı bir anlatımda hep bir ince ezgiyi mırıldanırmış gibi, kulaklarıyla sürekli havayı dinler, emerdi. Herkesten çok farklıydı.

Gego

, bir kitap okudu
8/10
·480 syf.·
Beğendi
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2019 00:00
·
2019 46. kitabı
Ece Temelkuran
7.9/10 · 4.798 okunma