BERiABURİ

.. kusursuz aşkta kıskançlığa yer olmadığını anladım. Kıskançlık kuşkudur, korkudur, seven ile sevilen arasında bir kara çalmadır ve Aziz Yahya kusursuz aşkın her korkuyu yeneceğini söyler.
Sayfa 455·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsan fiziken bir kez doğar, peki ya ruhen? Yaşadığımız ömür boyunca kaç defa hayal kırıklığı yaşadık, kaç defa düştük, kaç defa yeniden ayağa kalktık düşünsenize bir? İnsanoğlu böyledir çünkü defalarca yıkılsa da yeniden ayağa kalkmak zorundadır. Hani büyük alim Mevlana diyor ya “öldüm der durursun yine de yaşarsın” tam olarak böyledir hayat. Annemizden bir kez doğarız evet ama ölene kadar defalarca kez yeniden doğmak, yeniden ayağa kalkmak zorunda kalırız.
İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim..
+Neyi bekleyeceğiz Zeze? -Gökyüzünden güzel bir bulut geçmesini..
Mars‟da mevcut olan bu boyutun canlıları birbirine zarar vermeden yaşıyorlardı. Zararlı ve gereksiz hiçbir şey yoktu. Evlerde yaşayan canlıları ise insana benziyordu fakat organları daha fazlaydı. Kuş dedi ki: “Mars‟lıların şekli insana benziyor fakat insanlığın bir alt boyunda oldukları için tam Âdem şekline sahip değiller. Eksik yönleri var. Eksik yönleri nefislerindeki emmare sıfatıdır. O olmayınca nefsi eğitmek ve varlığın hakikati içinde böylece terakki etmek imkanları da yok.” Kuşun açıklamasını dinledikten sonra emmare nefsime o ana kadar boşu boşuna kızdığımı anladım. Melek gibi emmaresiz olmak istemişimdir. Meğer ki bizi kemâlâta taşıyan o emmareni n terbiyesiymiş insanın da en büyük sırı en çirkin görünen emmare nefs özelliğinde gizli bir hazine imiş. O andan itibaren emmare nefsin nasıl bir nimet olduğunu anladım. Eğitilirse en yükseğe çıkaran, eğitilmezse en aşağıya indiren bir “Burak” imiş emmare nefs.