Beril

“Böyle Söyledi Zerdüşt” Nietzsche’nin en çarpıcı ve en özel eseridir. Nietzsche bu kitabı, adeta bir vahiy alıyormuş gibi ani bir ilhamla yazdığını söyler. İlk bölümler Sils-Maria’da dağlarda yalnız yürürken bir anda zihnine doğmuştur. Zerdüşt’ün dağlarda yalnız yaşaması, sonra insanlara seslenmek için aşağı inmesi, Nietzsche’nin gerçek hayattaki yalnızlığının ve anlaşılmama duygusunun doğrudan bir yansımasıdır. Yakın dostu Wagner’den kopması, Lou Salomé tarafından reddedilmesi ve toplumdan uzak yaşaması, Zerdüşt’teki yalnız bilge figürünü şekillendirmiştir. Kitap çıkınca kimse ciddiye almamış, yayıncılar basmak istememiş, halk ise anlamamıştır. Nietzsche hayattayken yalnızca birkaç yüz kişi okunmuştur. Bugün ise modern felsefenin en etkili eserlerinden biri olarak kabul edilir. “Üstinsan” kavramı ilk kez bu kitapta ortaya çıkar. Bu kavram biyolojik üstünlük ya da ırksal bir üstünlük değildir; insanın kendi değerlerini yaratabilmesi, kendini aşması ve sürü psikolojisinden kurtulmasıdır. “Ebedi dönüş” düşüncesi de bu kitapta zirveye çıkar. Nietzsche bu fikrin kendisine Sils-Maria’da yürürken bir şimşek gibi geldiğini yazar ve bunu hayatındaki en büyük entelektüel aydınlanma anı olarak tanımlar. Kitap boyunca kullanılan şiirsel, kutsal kitap benzeri dil bir ironi taşır: Zerdüşt bir peygamber gibi konuşsa da içerik radikal biçimde dini eleştirir, hatta “Tanrı öldü” sözü bu kitaptaki en bilinen cümlelerden biridir. Zerdüşt aynı zamanda Nietzsche’nin ideal benliğinin bir sembolüdür. Yalnızdır, insanlara seslenir ama anlaşılmaz, tıpkı Nietzsche gibi. Zerdüşt’ün yükselip düşen ruh hali Nietzsche’nin hastalık krizleri ve ardından gelen yaratım patlamalarını yansıtır. Nietzsche aslında kitabın 5. bölümünü de yazmak istiyordu fakat 1889’daki sinir krizinin ardından zihinsel
Felsefe
Reklam
Ey Zerdüşt, sen sandığımdan daha dindarsın böyle bir inançsızlıkla! İçindeki bir tanrı döndürmüş seni dinden, tanrısızlığına. Seni artık bir tanrıya inandırmayan da dindarlığın kendisi değil mi?
Sayfa 265·Kitabı okudu
Alıntı
Bir defasında şöyle demişti şeytan bana: "Tanrının da var kendi cehennemi: insanlara duyduğu sevgi." Ve geçenlerde şöyle dediğini işittim şeytanın: "Tanrı öldü; insanlara duyduğu merhamet yüzünden öldü tanrı."
Sayfa 237·Kitabı okudu
Alıntı
Sahiden, ne çok gülmüşümdür, keskin pençeleri olmadığı için kendilerine iyi zanneden zayıflara!
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
Ah, siz, gençliğimin hayalleri ve görüntüleri! Ah, siz, tüm sevgi bakışları, tanrısal anlar! Nasıl da çabucak öldünüz! Ölülerim gibi anıyorum bugün sizi.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Alıntı