Beril

İhtiyarlar Balladı
onlara ün mü gelir bazı ses mi duyarlar yumuşak bir kedere ufalır bakışları idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar ölüme koşullanmış bütün davranışları yorgun öksürükleri oturup kalkışları yaşayıp durmaktan gizlice utanırlar her gece artık gitmek vaktidir sanırlar geçmiş günlerinden bir destek aranırlar uysal bir gülümseme tek sızlanışları idam mahkumlarıdır aslında ihtiyarlar ölüme koşullanmış bütün davranışları yolculuk sabaha mı yoksa akşam üstü mü aylardan bu ay mı günlerden acaba ne gün yılan gibi çöreklenmiş bu boğuk kördüğümü çözebilirsen çöz çözememekten üzgün kaç kere hesabını çıkarırlar bir ömrün şu yağmurlu güz dünyadaki son güzü mü bir daha yiyecek mi yediği şu üzümü ya uykuda giderse söylemeden son sözünü ölmek var mı farkına varmadan öldüğünü yılan gibi çöreklenmiş bu soğuk kördüğümü çözmeye uğraşırlar çözememekten üzgün bakılan her resim bütün bir ömrü saklar ellerini kaldırsalar yıllar dökülüşür birazdan yalıda sanki buluşacaklar bir yerde saat çalsa o sevgili görünür umut heykeli midir ay ışığı örtünür bir pencere açılsa unutulmuş şarkılar
Sayfa 39·Kitabı okudu
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk Kelepçe
ulan ankara ben senin oğlun değil miyim karıncayı incitmem hayata saygım büyük işçiyim dediysem anla ki tutsak değilim alnımın terini yerim / acı tuz ve ekmek istediğim yoksullara avuç avuç özgürlük ortaklaşa çalışıp ortaklaşa yiyebilmek çünkü bak / bin yıllık emek birikimiyim iki yanımda iki polis ilk defa kelepçeliyim
Sayfa 19·Kitabı okudu
Şiir
Otobiyografi
1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha geriye dönmeyi sevmem. üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-parti konukluğu ve on dördümden beri şairlik ederim. kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir ben ayrılıkların kimi insan ezbere sayar yıldızların adını ben hasretlerin hapislerde de yattım büyük otellerde de açlık çektim açlık grevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir otuzumda asılmamı istediler, kırk sekizimde Barış madalyasının bana verilmesini verdiler de otuz altımda yarım yılda geçtim dört metrekare betonu elli dokuzumda on sekiz saatte uçtum Prağ’dan Havana’ya. Lenin’i görmedim nöbet tuttum tabutunun başında 924’te 961’de ziyaret ettiğim anıtkabri kitaplarıdır partimden koparmağa yeltendiler beni sökmedi yıkılan putların altında ezilmedim 951’de bir denizde genç bir arkadaşla yürüdüm üstüne ölümün 52’de çatlak bir yürekle dört ay sırt üstü bekledim ölümü
Sayfa 105·Kitabı okudu
Şiir
Ceviz Ağacı
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben ceviz bir ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl. Yapraklarımın ipek mendilleri gibi tiril tiril, koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Yapraklarımdır, tam yüz bin elim var. Yüz bin elleur dokunum sana, İstanbul'a. Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım. Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u. Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar cildim. Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Şiir
Dünyanın En Tuhaf Mahlûku
Akrep gibisin kardeşim, korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, midye gibi kapalı, rahat. Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, beş değil, yüz milyonlarlasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, gocuklu celep kaldırınca sopasını sürüye katılıverirsin hemen ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, hani şu derya içre olup deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, - demeğe de dilim varmıyor ama - kabahatın çoğu senin, canım kardeşim
Sayfa 58·Kitabı okudu
Şiir