Beril

- Sen arada bir aptal görünüyorsun. Neden? - Aklıma güvenimden. - Sen boyuna akıllı görünmeye çalışıyorsun. Neden? - ...... - Aptallığından.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zehirli karanfiller büyüttüm dargınlığımın saksılarında Biberli bir kokuları vardı yazın bir akşam hazırlığına benzer kayalık bir deniz kenarında Kanlı bir karanlıktı gördüğüm ben mi çok geniştim dünya mı çok dardı nasıl yaprak yaprak açılıyordu vahşi bir bitki gibi içimde keder ağaçlar sonbahara azalıyorlardı.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Şiir
Çıktıkları uzun sonbahar gezisi Fikriye'nin ardından oluşan gölgeyi dağıtmaya yetmemişti. Kılıç Ali anılarında Sarıkamış'a gidişte, Latife'nin çok gergin olduğunu, adeta sağına soluna çarptığını yazıyor. Sarıkamış'ta Ali Sait Paşa'nın evinde Gazi'nin onuruna verilen resmi akşam yemeğindeydiler. Latife ile Ordu kumandanının eşini Naciye'de sofradaydılar. Mustafa Kemal ile Latife bir gün önceden beri konuşmuyorlardı. Biraz da bu yüzden Mustafa Kemal sürekli Naciye hanım'la konuşuyor, onun güzelliğini ve konuşmasını öven sözler söylüyordu. Latife birden yüksek sesle "Kemal ayaklarına dikkat et. Bana kadar uzanıyor." dedi. Ortalığı bir ölüm sessizliği kapladı. Mustafa Kemal izin isteyerek Latife'yle sofradan ayrıldı. Anı kitaplarında yer almayan bir anlatıma göre, Latife o gece Mustafa Kemal'e "Boşa beni" demişti. Ertesi gün öğleden sonra Erzurum'a dönülecekti. Gazi sinirli, Latife ise pişman görünüyordu. Otomobillere binerken Mustafa Kemal yanına Naciye hanıma aldı. Yalnız kalan Latife genel sekreter Tevfik beyin otomobili ile yola devam etti. Ertesi sabah çok erken saatte Salih Bey (Bozok), Kılıç Ali'nin kapısını çaldı. Gazi'nin sabaha kadar uyumadığını geç, vakitte kendisinin yanına çağırdığındı Latife'den ayrılmaya karar verdiğini ve onu Ankara'ya göndermek istediğini söyledi. Kavganın ardından Latife Mustafa Kemal'e bir özür mektubu yazdı ve barıştılar. Latife Hanım
Tarih
"Boşanmak istiyorum!"
Fikriye'nin ölümünden 3-4 gün sonra Atatürk ve Latife hanım salonda oturuyorlardı. Adıbı Trikopis koyduğu köpek yavrulamış iki yavrusuyla oynuyordu. Köpeklerin oynaşmalarını ve çok sevimli hallerini gören Atatürk, Latife hanıma dönerek, "Bak Fikriye ne güzel oynuyorlar" deyince Latife hanım fena halde bozularak baygınlıklar geçirdi. Mustafa Kemal'in Latife'ye o gün Fikriye demesi üzerine, Latife'nin de çok öfkelenip "Fikriye'yi öldüren sensin. Sıra bana mı geldi? Hiç unutma Kemal ben Fikriye değilim ve ben kendimi korumasını bilirim." dediği öne sürülüyor. Bu kavga yatak odalarının ayrılmasına kadar ilerledi. Olaydan iki gün sonra Muammer bey'den Ankara'ya geleceklerine dair telgraf aldılar. Anlaşılan Latife babasına durumu anlatmıştı. Adeviye hanım ile Muammer bey latife'nin telgrafı üzerine çankaya'ya geldiler. Latife ile konuşurken Mustafa Kemal Paşa'dan yanlarında kalmasını rica ettiler. "Boşanmak istiyorum" dedi Latife. Büyük bir sessizliğin ardından, Mustafa Kemal sordu "Sebep?" Latife sebep olarak son zamanlarda kendisinin geri planda kalmasını, kendisine işlerinden uzak tutmasını, arkadaşlarıyla çok fazla vakit geçirmesini öne sürdü. Fikriye olayı da son noktayı koymuştu. Latife harem'de bir cariye gibi hissettiğini dile getirmişti. Evlilikte böyle çalkantıların olabileceğini dile getirip Latife'yi ikna ettiler. Latife Hanım
Tarih
Fikriye'nin ölümü
Fikriye Çankaya köşküne ziyarete geldi. Fikriye'nin çantasında silah olduğunu gören Rusuhi, Fikriye'nin Gazi ile görüşmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bunun üzerine Fikriye faytona binip yola çıktı. Anlatılanlara göre Fikriye hanım tabancayı çıkartıp kalbi hizası ateş ederek intihar etti. Kılıç Ali Fikriye'nin o silahı Latifeyi ve Mustafa Kemal'i öldürmek için getirmiş olabileceğini düşünüyordu. Diğer söylentilere göre Fikriye intihar etmemiş, sırtından vurularak öldürülmüştü. Fikriye'nin yeğeni Abbas Hayri Özdinçer'in anlatımına göre: Fikriye halasının cesedi Abbas Hayri'nin babası, Enver Bey'e gösterilmemişti. Babası daha sonra hastanede kalanları araştırmış ve "alçaklar, katiller vurdular beni" diyen bir kadının o gece hastaneye getirildiğini öğrenmişti. Latife Hanım
Tarih