Şirazlı Sadi’nin insanı nasıl tarif ettiğini not ettim defterime : “yek katre-i hunest ve hezar endişe “. Yani “insan bir damla kan ve bin endişe .” İşte unutmayı başaramayan insanların trajedisi bu sözlerde gizliydi .
Yalnızlık …insanı kendi kendisiyle başbaşa bırakan korkunç tatlılıktır …yalnızlık sessizliğinde duyulan tek ses ,göğüs kafesindeki kalp atışları…yalnızlığı aramak ,bu kalp atışlarını dinleyip , onları terbiye etmek ,onları anlamaya çalışmaştır .içten gelen o sesler ,taşa,demire ,bronza kulluk etmemeyi öğretir insana !… Duymasını bilenler için hüriyet aşkı fısıldar o atışlar ,o inleyişler…