İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.
İnsan bir şeyi yapmaya karar verdi mi, sonuna kadar gitmeli; yaptığı şeyden sorumluluk almalı. Ne yaparsa yapsın, önce niçin onu yaptığını bilmeli, ve daha sonra yaptıklarını hiç kuşkulanmadan, çekinmeden, bütün gücünü vererek yapmalı.
Bilmezdim seni sevmeden önce sevmenin bu kadar zor olduğunu
Sensiz ateşlerin bir lahzada buz,
Seninle buzların kor olduğunu
İnsan aşk uğruna yola düşünce
Köprüden geçermiş o kıldan ince
Duyar inanmazdım başa gelince
Anladım köprünün var olduğunu
Gelememeyi sen anlat,
Gidememeyi ben anlatayım.
Gözüm değil gönlüm kaldı,
Beklemek değil özlemek yordu.
Hani derler ya;
Aşk arafta bir yoldu,
Giden gitti dönen yoktu.