Otobüsůn uzak ışıklarıyla aydınlanan bu çizgilere bakarken aklıma nakarat geldi. Hani yorgun otobüste, tekerlekler saatlerce aynı hızla döner, motor aynı tempoyla inler, hayat da aynı ölçüyle kendini tekrar ederken, yorgun bezgin yol- cunun ruhunun derinliklerinden çkarıp, elektrik direkleriyle birlikte tekrarlayacağı bir nakarat vardır ya: Nedir hayat? Bir zaman! Nedir zaman? Bir kaza. Nedir kaza? Bir hayat, yeni bir hayat...