Sonuna dek izlenen yol insanı hiçbir yere götürmez. Bir dağın gerçekten dağ olup olmadığını anlamak istiyorsanız, ona biraz tırmanmanız yeter. Dağın tepesine çıkarsanız dağı göremezsiniz.
Korkmamalıyım. Korku katilidir aklın. Korku, mutlak yıkım getiren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim. Onun etrafından ve içimden geçip gitmesine izin vereceğim. Ve geçip gittiğinde, onun izlediği yolu görmek için iç gözümü kullanacağım. Korkunun geçtiği yerde hiçbir şey olmayacak. Yalnızca ben kalacağım.
"Dilekler balık olsa, hepimiz ağ atardık” diye mırıldandı.
Annesinin sözüydü bu, ne zaman geleceğin karanlık olduğunu hissetse öyle derdi. Denizi, balığı asla olmamış bir gezegende bu lafın tuhaf kaçacağını düşündü…