Beni böyle perişan eden şey umuttu; her işkencenin tek utkusu olan ve Engizisyon zindanlarında bile idam mahkumlarının kulaklarına çalınan kurtuluşun sesi olan umut. 
Kendi hayal gücünün pırıltısıyla şaşkına dönüp gençliğinin alevleri arasına düşen bahtsız ve esrarengiz insan! Hayalimde seni görüyorum! Yeniden beliriyor gözlerimin önünde suretin!
“Sen de kimsin?” diye sordum.
“Yurdumda beni bir isimle çağırmazlar,” dedi beni buhrana sokarak. Ölümlüydüm ama artık iblisim.. Kimseye merhamet etmezdim, ama şimdi merhamete muhtacım. Titrediğimi görüyor musun? Dişlerim takırdıyor, ama bu mutlak karanlığın soğuğundan değil. Bu korkuya kim dayanır ki? Sen uyumayı nasıl beceriyorsun? Acı dolu çığlıklar uyumama izin vermiyor, gördüklerime katlanamıyorum.Kalk! Gecede kaybolalım! Mezarları göstereyim sana! Ne acınası bir manzara, değil mi? Bak!