Ne desem, ne söyleseme boş. Tarihe zaten ilgim var fakat böylesine efsanevi bir kahraman ve gerçekten yaşamış biri olması beni inanılmaz etkilefi. Bu yaşıma kadar neden tanımamışım ben Çakırcalı Mehmed Efe'yi. Milli kültürümüzün kahramanlarıyla büyümeli aslında çocuklarımız. Köroğlu'yla Çakırcalı Mehmed Efe'yle Yörük Ali'yle Spiderman Batman Robinhood la değil.... Bu kitaptan sonra Çakıcı Mehmed'i araştırmaya başladım. Ödemişte evinin müze yapıldığını ve Osmanlı hükümetiyle yaptığı mektuplarda orada sergileniyormuş. Kesinlikle gidip görmek istiyorum.. Ve söylemeden edemeyeceğim Çakırcalı'nın öldüğü kısmı okurken içim gitti bu yiğide. Ölürken çok çırpındığını ve cesedinin 40 metrelik bir kısmını nerdeyse yolduğunu okurken gözlerm doldu. Ve son olarak Yaşar Kemal bildiğiniz üzere sayfalarca betimleme yapabiliyor. Fakat gördüm ki Çakırcalıya neredeyse saygısızlık olmasın diye çok çok az betimleme yapmış rahat rahat okuyabilirsiniz.. Kitabın son cümlesiyle bitiriyorum incelememi; "Çakırcalı öldürüldükten yıllar, yıllar sonra bile, o yoldan geçen köylüler mezara yarım saat kala, olanca sesleriyle bağırırlar:
" Çakırcalı Efe! Çakırcalı Efe! Yol ver geçelim. Yaban değiliz..."