Rüzgâr geçmişten bir tını mırıldıyor,
Önümdeki kâğıtlar belirsiz bir geleceği ruhuma heceliyor.
Eyvah, kalbim ikisine de inanıyor,
Eyvah, kalbim bir kuş misali çırpınıyor.
“Mor Kendilik vakitleri,” diyor kâinat,
Özüne dönmenin boşluğundan geçiyor her şey.
Sararmış doğa, sessiz bir dua gibi,
Derin bir hissiyatla yankılanıyor içimde.
Ben, önümdeki sofranın
Bana sunduklarıyla meşgulüm.
Zaman, saçlarımdan,
Etimden, tırnağımdan çekip çıkarırken yitik mevsimin izlerini...
Bir Mor Kendilik vakti,
Ah ey gölgesi artık üşüten ağaç!
Bana hangi hikâyeyi okursan, o olurum;
zira ben uslanmaz bir hayalperestim.
#besnaa