Besna Aci

Besna Aci
@Bessna30
Güvenlik görevlisi
lisans
Yüksekova, 10 Mart 1990
109 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Sırnaşık bir sessizliğin içinde seviyordum seni Almenya. Bunu yüksek sesle söylemedim hiçbir zaman; söylesem bozulacakmış gibi gelirdi. Bazı duygular vardır; dile gelince hafifler, yerini kaybeder. ...
İz
Bazen pilav yapardı. Bazen nohut. Bazen çorba. Bazen et sote. Bazen de kek ya da pasta. Yemeklerin kendisi değil, hazırlanışları önemliydi. Bir şeyi biri için yapma fikri, insanın varlığını başka bir yere sabitleyen nadir duygulardan biridir. O yemekler, “buradasın” demenin başka bir yoluydu. Beni çağırırdı. Kısa bir cümleyle. Abartmadan. “Gel,” derdi. “Hazır.” O kelimenin içinde acele yoktu ama kesinlik vardı. Bir yurda ait olduğumu bilmenin kesinliği... Sonra gitti. Gidişler bazen dramatik olmaz. Hayat, insanın elinden bazı şeyleri büyük gürültüler çıkarmadan alır. Önce alışkanlıklar eksilir, sonra sesler... Sonra bir gün fark edersin ki artık kimse sana “gel” demiyor. O gitti gideli kaç mevsim, kaç yıl geçti; kaç yaşında kaldım? Takvimlerin yaprakları dikkatimi çekmiyor. Artık takvimlerden değil, değişen ağırlıklardan anlıyor insan. Eskiden kolay taşıdığın şeyler ağırlaşıyor. Eskiden ağır olan bazı şeyler ise yerini hissiz bir uyuşukluğa bırakıyor. Almenya şimdi başka bir yerde. Yalnız yaşıyor. Bunu bilmek içimde tuhaf bir sızı gibi duruyor. İnsan, bir zamanlar hayatını paylaştığı birinin şimdi kendi sessizliğiyle baş başa olduğunu düşününce, o sessizliğin bir kısmını kendine ait hissediyor.
Bizim büyük fanatikliğimiz
Her insanın içinde bir peygamber uyuklar ve o uyandığında, dünyadaki kötülük biraz daha artar... Vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki, korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar. Her insan, kendinin bir şey önereceği ânı bekler. Ne önerdiği önemli değildir. Bir sesi vardır ya, o yeter. Ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz...
... Diyor ki ;
Hakikaten yalnız varlık, insanlar tarafından terk edilmiş olan değil insanlar arasında acı çekendir; kendi çölünü peşi sıra panayırlarda sürükleyen ve mütebessim cüzzamlılık,tamiri imkansızlık komedyenliği yeteneklerini sergileyendir. Eski zamanlardaki büyük yalnızlar mutluydular, ikiyüzlülüğü bilmiyorlardı, gizleyecek bir şeyleri yoktu : Bir tek kendi yalnızlıkları ile söyleşiyorlardı ...
Sayfa 49·Kitabı okudu
Acıyı bağrına bas diyor, Spinoza.
Acı da iyi bir duygudur, çünkü incinen yerin henüz çürümemiş olduğunu gösterir.