Çocukluğumun sokaklarında çalınan ıslıkta, ipini kaçırdığım pembe uçurtmamda saklıydı hayallerim. Ayağımda sektirdiğim toplar kadar gururluydu içim. Yeni alınmış bayramlıklarım kadar mutlu, ziline basıp kaçtığım ev kadar heyecanla doluydum. Şimdi ise hayatıma giren bu misafir çocukları, dağıtıyordu her şeyi şuursuzca.
Bu hayatı ilk defa tecrübe ettiği için düşüncelerle savaşıp endişelere kapılıyordu. İlk kez yaşıyor olduğu için hayatı böylesine değerliydi. İlk olduğu için yaşamımızın nasıl sona ereceğini de, beş dakika sonra neyle karşılaşacağımızı da bilemiyorduk.