Sus kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu.
Bir daha hangi ana doğurur bizi?
600 sayfalık bir romanı kimse okumuyor, 3.5 saatlik bir filmi sabredip izleyen kişi sayısı çok az ve bu tüketim çağında kimse kimseye yıllarca sadık kalamıyor. Sadakat; sürekli her yerde dolaşan ancak gerçeği zerre yansıtmayan pis bir dedikodu gibi dillerde.
Evrenin ruhunu bizler besliyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünya, bizim daha iyi ya da daha kötü olmamıza göre, daha iyi ya da daha kötü olacaktır. Aşk’ın gücü işte burada işe karışır çünkü sevdiğimiz zaman, olduğumuzdan daha iyi olmak isteriz her zaman.