📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Trans-hümanizm sadece yaşlanma ve hastalıkların ortadan kaldırılacağı vaadinde bulunmuyor, aynı zamanda yeni bir insan tipi müjdeliyor ki bu insan olağanüstü zihinsel yetenekleri sayesinde beynini bir makineye aktarıp belki de ölümsüzlüğe erişebilecek. "Yakın bir gelecekte"gerçekleşeceği iddia edilen ve aslında insanın tanrı seviyesine yükselme çabasından başka bir şey olmayan bu durumu "ölümün ölü mü" diye nitelemek, kanımca hiç de yanlış olmaz.
Tüm cenaze törenleri cesedin göz önündeyken yarattığı tekinsizliği ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ceset sadece çürüdüğü ve etrafı kirlettiği için değil canlıyla cansız arasında tuhaf bir ara katman yarattığı için de rahatsız edicidir. Bir endişe ve dehşet kaynağı olan ceset ortadan kaldırılmalıdır ki bağlantının tamamen kopmuş olduğu ölü ile yeni bir ilişki kura bilmek mümkün olsun. Cenaze törenlerinde meydana gelen şey işte tam da budur. Merhumla manevi bir rabıta kurulur ki bu sayede hayatta olanlarla bir şekilde "birlikte" var olmaya devam edebilsin..
Bu bakımdan, cenaze törenlerinin gerçek anlamı, cesedi ortadan kaldırarak ölüyle maddesel olmayan başka tür bir ilişki kurabilmenin önünü açmaktır. İnsan, cemiyet içinde yalnızca çağdaşlarıyla değil, belki de daha fazla, ondan önce gelmiş ve geçmiş olanlarla birlikte var olmaz mı? Ataların ruhlarıyla iç içe geçen bu yaşam cemiyeti, tüm kültürlerin birleştirici zeminidir ve geçmişten geleceğe aktarımın temelini oluşturur.