BetülD.

İşlerken değil de daha sonra hatırlandığında daha inanılmaz olan; günahları ve gururu tutkulardan daha çok yücelten ve zihne daha hızlı bir mutluluk hissi veren zaferler vardı. Bunlar insanın aklına duyulara verdikleri ya da verebilecekleri mutluluktan çok daha büyük mutluluklar veriyorlardı. Ama bu his onlardan biri değildi. Zihninden atması, afyonla uyuşturması, kişiyi boğmasın diye boğulması gereken bir şeydi.
Sayfa 258·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tuvalin yüzeyi hiç bozulmamıştı ve son gördüğü gibiydi. Belli ki o çirkinlik ve dehşet iç tarafından gelmişti portrenin. Sanki işlenen günahların cüzamı, içindeki hayatın tuhaf bir biçimde hızlanmasıyla birlikte portreyi yemeye başlamıştı. İçi su dolu bir mezardaki bir cesedin çürümüş hali bile o kadar korkunç gözükemezdi.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Ona göre, insan çok sayıda hayatı ve çok sayıda duyuları olan bir yaratıktı; birden fazla biçimi olan karmaşık ve içinde tuhaf düşünce mirasları ve tutkular barındıran, etine ölülerin o korkunç marazları geçmiş olan bir mahlûktu.
Sayfa 228·Kitabı okudu
Toplum, en azından medeni toplum, hem zengin, hem de muhteşem kişilerin zararlı olabileceğine asla kolay kolay inanmaz. İçgüdüsel olarak tavırların ahlak kurallarından daha önemli olduğuna inanılır; hatta insanın iyi bir aşçısının olması bile en yüksek saygıdeğerlikten bile daha önemlidir.
Sayfa 227·Kitabı okudu
Geri döndüğünde, günah işlemenin yarattığı O hayranlığın yarısı olan bireyselliğin gururuyla portrenin karşısına geçer, kendisine ait olması gereken yükü taşımak zorunda olan o şekilsizleşmiş gölgeye gizli bir keyif hissederek gülümserdi.
Sayfa 224·Kitabı okudu