İnsanoğlu dünyada var olduğu günden beri acılar yaşamış. Birileri hep zulmeden birileri ise hep zulüm gören taraftaymış. Bir dönem sefalet içinde yaşayanlar başka dönem güçlü olan olmuş. Bunlardan birisi de İrlanda. Şimdi medeni olduğunu kabul ettiğimiz İrlanda zamanında nasıl bir sefalet içindeymiş, inanılır gibi değil. İngiltere’yle savaştan yeni çıkmış olan bu ülkede sokaklar kirli, insanlar açmış.
Frank ve 6 kardeşi( 3 ü ölüyor ), annesi ve sorumsuz babası. Kardeşlerinden biri ölünce Amerika’da daha fazla yaşayamayacaklarına karar veriyor ve kendi ülkeleri olan İrlanda’ya dönüyorlar. Babaanne, anane ve dedelerinin onları karşılaması akıl almayacak şekilde soğuk. İstenmiyorlar. Zaten sefalet içinde olan yaşantıları İrlanda’da daha da sefil bir hal alıyor.
Öyle sahneler var ki kitapta aklına kazınıyor okuyucunun; içtiği bir bardak çayı, yediği bir dilim ekmeği boğazında bırakıyor. Fakat yazar tüm bunları bize çok komik bir üslupla anlatıyor. O yüzden okurken için parçalanıyor ama bir yandan kahkaha atıyorsun. Garip duygular :)
Üzücü olan şu ki dünyada bu sefalet her zaman farklı yerlerde devam ediyor. O zaman İrlanda bugün başka topraklar. Şu dünyada bunca nimet arasında fakirlik hiç bitmiyor.