~🍂🍁"Ama ben bunu yaptım ve şimdi özür dilerim demek için biraz geç değil mi? Onların hayatını mahvettim... ama bir türlü anlamadılar..."
"Neyi anlamadılar?" diye sordu Turner.
"Aşkın ne olduğunu. Sevilmeye ihtiyacın ne olduğunu. Birisinin kollarında olmanın ne anlama geldiğini. İnsan kendisini sıcacık hissetmenin ve başka biri için önemli olduğunu bilmesinin nasıl birşey olduğunu... Beni bunu yapmaya sevkeden şey neydi, bilmiyorum"
~ 🍂🍁Kızın siyah gözlerini, gülümseme ile susma arasında karar veremeyen dudaklarını görünce dünyanın konuştuğu ve yeryüzünün bütün yaratıklarının yürekleriyle anladıkları dilin, en temel ve en yüce bölümünü anladı delikanlı. Ve Aşk’tı bunun adı, insanlardan da çölden de eskiydi, tıpkı kuyunun yanında bu iki bakışın buluşması benzeri, iki bakışın buluştuğu yerde, her zaman aynı güçle ortaya çıkardı. Dudaklar sonunda gülümsemeye karar verdi ve bir işaretti bu, bütün ömrü boyunca bilmeden beklediği, kitaplarda, koyunların yanında, kristallerde ve çölün sessizliğinde aramış olduğu işaretti. (…) Delikanlı o anda, hayatının kadınının karşısında olduğunu ve kızın da hiçbir söze gerek duymadan bunu bildiğini biliyordu.
~🍂🍁“Yeryüzünde her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır,” ~🍂🍁 Öyle zamanlar vardır ki, insan hayat ırmağının akış yönünü değiştiremez. ~🍂🍁 Bir düşü gerçekleştirme olasılığı yaşamı ilginçleştiriyor.