Çünkü sen, bir gün kesinlikle beni terk edeceksin.
En zayıf olduğumda ve yardıma ihtiyacım olduğunda,
Geri dönülmez bir soğuklukla arkanı döneceksin.
Bunu adım gibi biliyorum.
Çünkü artık bunu bilmediğim zamanlara dönmek imkansız.
BEMBEYAZ GÜLMEK
Sen bembeyaz güldün.
Şayet böyle bir cümlede kullanılırsa sen, hiç sesini çıkarmadan her şeye sabredip gülmek için çaba harcayan birisindir.
O bembeyaz güldü.
Böyle kullanıldığında muhtemelen o, kendi içindeki bir şeylerle vedalaşmak için çaba harcayan biridir.
Demek istediğim, bütün bunlar zaten bir kez ölmüştü. Bu ağaçlar, kuşlar, yollar, sokaklar, evler, arabalar ve insanların hepsi… Bu sebeple bu şehirde yetmiş yıldan daha eski bir şey yok. Bunlar; fotoğraflara, resimlere, haritalara bağlı kalınarak azimle restore edilmiş yeni şeyler.
Bu şehirle aynı kadere sahip biri. Bir kez ölmüş veya yıkıma uğramış biri. Yakıldığı için kararan enkazının üstünde, sürekli kendi kendini yenileyen biri. Bu yüzden henüz yeni olan biri.
Mezarcı daha mezarın başında küreği elindeyken, cenaze alayı uzaklaştı. Mezarcıya yaklaşıp sordum: "Faris Karami'nin mezarının bulunduğu yeri hatırlıyor musunuz?"
Uzun uzun baktı bana, sonra Selma'nın mezarını göstererek "Faris Karami burada yatıyor," dedi. "Kızını ve bebeğini onun göğsüne yatırdım, bu kürekle de toprak atacağım üstlerine."
"Siz, isimsiz adam, bu mezara benim kalbimi de gömdünüz... Kollarınız ne kadar güçlü!" dedim. Mezarcı servilerin ardında gözden kaybolduğunda, daha fazla dayanamadım ve Selma'nın mezarına kapanarak hıçkırıklara boğuldum.
Kadın bir yönde ilerliyor, başka bir yönde geriliyorsa, bunun sebebi dağların doruğuna varan zorlu yolun hırsızların tuzaklarıyla ve kurt inleriyle dolu olmasıdır!