Helin Urgan

Helin Urgan
@Beyaz_Turna
"Herkes ana karakter değil ama başroldür. Herkes, kendi hikayesinin başrolüdür." Kalem sizin elinizdedir ve cümleler de. Siz hikayenizi nasıl anlatırsanız, insanlar sizi öyle tanıyacaktır.
Zihnimiz bizden saklanmaya çalışılan bir bilginin mutlaka doğru olması gerektiği yanılgısına sık sık düşer.
Sayfa 401·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Unutma Richard, günün sonunda... Bagajda ceset olmadığı ortaya çıktı."
Sayfa 122·Kitabı okudu
"Yani kurbanın hayatını hikaye uydurarak kurtardığınızı mı söylüyorsunuz?" "Ona acısını anlamanın alternatif bir yolunu göstererek." "Ama bu bir yalandı." "Bu sizi rahatsız etti, öyle mi? Belki de fazla idealistsiniz." "Gerçeğe değer verdiğinden olabilir mi?" "Belki de gereğinden çok değer veriyorsunuzdur?" "Peki diğer seçenek ne? Yalanlara inanmak mı?" (...) "Yani gerçek gereksiz mi?" "Gereksiz değil ama en önemli şey de değil. En iyi yanı bize bir yol çizmesi, en kötü yanı da yıkıcı olabilme özelliğidir. (...) Bizim asıl yapmamız gereken hayatı yaşanabilir kılan olgulara yoğunlaşmaktır." "Terapist olarak yaptığınız bu mu? Hastanıza yaşamını sürdürebilmesi için inandırıcı yalanlar mı söylüyorsunuz?" "İnandırıcı hikayeler. Bunlar yaşamlarındaki olayları, özellikle de travmatik olayları anlama yolları. Mutlu bir yaşama yol açacak bir öykü, yaşamanıza olanak vermeyecek gerçeklerden daha iyi değil midir?"
Sayfa 265·Kitabı okudu
İnançlar.
"Öleceğine inandığı için ölür. Ve onun bu ölümü kabiledeki diğerlerinin lanete olan inancını pekiştirir." (...) "Bilimsel düşünen biri, kurbanı kara büyünün saçma olduğuna ikna etmeye, büyünün ancak saçmalıklara inanan insanların üzerinde etkisi olduğunu kanıtlamaya çalışacaktır. Ama bu türden yaklaşımlar büyük ihtimalle başarısızlıkla sonuçlanır ve kurban yine ölür." "Neden?" diye sordu Madeleine. "Çünkü bu inancın gücünü küçümseyen bir yaklaşımdır. Birbirleriyle çeliştiklerinde gerçeklerin inançlarla mücadele etmesi imkansızdır. Aslında hepimiz düşüncelerimizin gerçek temelli olduğunu düşünürüz. Ama işin aslı bizim gerçek diye sarıldıklarımız aslında inançlarımız üzerine temellendirdiklerimizdir. Rasyonel bir zeka ısrarla gerçeklerin yeterince ikna edici olduğu kanaatindedir. Ama bu, kocaman bir yanılgıdır. Kimse gerçekleri savunmak için canını ortaya koymaz. Ama inançları savunmak için seve seve ölürler."
Sayfa 261·Kitabı okudu
Yine sana yazılmış bir yazıya döndü Eftalya...
Sanırım, belki de problem bende. Sorunlu olanları hissetmek benim problemim olsa gerek. Her biriyle tek tek iletişim kurmak benim problemim olsa gerek. Hemen yanımdakilerle iki kelime ederek soğurken, onlara henüz konuşmadan ısınmam benim problemim olsa gerek. Ve sonrasında, onlar kendilerini bana açtıklarında manzaranın ağırlığı altında ezilmem de benimki olsa gerek... Amacım ne? Farklı hissetmek mi? Bilmiyorum. Yalnızca onların ağırlığını benim taşıyamadığımı ve bu ağırlığı aslında onların benim kadar önemsemediğini biliyorum. Sadece sen, Eftalya... Sadece sen. En çok senin ezildiğini gördüm o yükün altında. Biliyorum, senden çok düşünmüyorum. Ama emin ol, seni senden çok dile getiriyorum. Seni seninle beraber yaşıyorum. Yıllar önemli mi? Sanmam. Ben, bendeki seni her gün sana dönüşerek taşıyorum. Ve hayır, sana daha yüzlerce cümle yazabilirim. Sadece, sana ulaşmayacaklar. Sana ulaşamayacak, ulaştırmaya cesaret edemeyeceğim onlarca harf kümesi olarak kalacaklar. Ve... Keşke benimle konuştuğun zaman yazdığım o kağıtları atmasaydım. Onlar ilk kelimelerimdi. İlk cümlelerimdi. Uçurumu ilk keşfedişimdi. Ve bu bana o kadar ağır geldi ki onları parçalarsam rahatlarım sandım. Ve sonra o parça parça kağıtları aylar boyu sakladım. Şimdi, ben de parça parçayım. Sence daha ne kadar birilerinin elinde saklanırım? Çok olmasa gerek. Çünkü beni tutan eller artık eskisi kadar değerli görmüyorlar. Çünkü ben... Biraz da rüzgarı merak ediyorum aslında, parçalarım dağılırsa uzanacağım o köşeleri hayal ediyorum biraz da...