Bibi Satmaz

Bibi Satmaz
@Beyaz_klbk
#MTO Şanlıurfa MEAH "Bişnev!" "Vesselam"
Talebe, Sağlıkçı
SAÜİF
Şanlıurfa
45 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
Hıristiyanlık, bizi, kadim dünyanın [antik Yunan ve Roma] kültürünün mahsulünden mahrum bırakmıştı. Üstelik bununla da yetinmemiş, daha sonraları, bizi İslâm kültürünün mahsûlünden de mahrum etmişti. Aslında bize [insan olarak bize], Grek kültüründen de, Roma kültüründen de, esasta, temel meseleler açısından daha yakın olan, bizim [insan olarak] duygularımıza, zevklerimize ve seçimlerimize daha doğrudan hitap eden İspanya'daki o harikuâde İslâm kültürü ve İslâm kültürünün eşsiz birikimi ayaklar altına alınarak çiğnenmiş ve yok edilmişti (bunu yapan ayağın ne tür bir ayak olduğunu söylemeye dilim varmıyor, ne yazık ki!): İyi de, neden? Nedeni şuydu: Çünkü İslâm kültürü, asil bir kültürdü, çünkü İslâm kültürü, kökenlerini, temellerini insan fıtratına borçluydu [insanin fitrî özelliklerini muhafaza edebilmesine borçluydu); çünkü İslâm kültürü, İspanya'daki Müslüman hayatının nâdir bulunan, nefis hazinelerinin üzerinde bile hayata Evet diyordu!... Daha sonraları, Haclılar, estirdikleri o toz bulutunun ortasında, aslında önünde diz çökmeleri gereken, diz çökmekle daha iyi bir iş yapmış olacakları bir şeye karşı, asil bir kültüre karşı, bizim bugünkü 19. yüzyıl kültürümüzle mukayese edildiğinde, bizim çağdaş kültürümüzün, kendisini, İslâm kültürünün yanında son derece yoksul ve oldukça "geç kalmış" bir kültür olarak görebileceği böylesine asil ve yüksek bir kültüre karşı savaş açmışlardı. Haçlılar, ganimet peşinde koşuşturuyorlardı, hiç şüphesiz ki. Çünkü Doğu, İslâm dünyası, zengindi...
Sayfa 131·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bütün belli başlı kadim düşünce ve medeniyet geleneklerinde nefes kesici bir yolculuk yapar üstad Nietzche: Antikiteler, Yahudilik ve Hıristiyanlığın dışında Budizm'den İslâm'a kadar neredeyse bütün belli başlı düşünce ve medeniyet geleneklerini dolaşır. Nietzsche'nin geldiği bu son noktada vardığı sonuç, Batı uygarlığı ve düşüncesinin vaatleri bağlamında, tam anlamıyla bir hayal kırıklığıdır. Sonunda, Zerdüşt'te Nirvana'sına çekilir ama oradan "İslâm'ın önünde diz çökmeliydik!" diye haykırır.
Sayfa 14 - Külliyat Yayınları
İlahi Hükümranlık
Burada üzerinde kafa patlatılması ve cevabı verilmesi gereken esas soru/n şudur: İlâhî hükümranlık hakkı fikri, ister krala, ister halka ait olsun, nereye kadar meşrûlaştırılabilir ve bu aktörlerin bu tür bir hakka hâiz oldukları farzedildiğinde, sahip olmaları gereken nitelikler nelerdir? Dış görünüş itibariyle görünenlere bakıldığında, ilâhî hükümranlık hakkı iddiasında bulunan ister kral olsun, isterse halk olsun, bu iki aktör'ün de herhangi bir ilâhî özellikleri veya husûsiyetleri mevcut değildi. Her iki aktör de, kendi otoritelerini muhafaza ve tahkim ederken beşerî yollara ve araçlara başvuruyordu. Özgürlüğün sesini kısmak için her iki aktörün de kendi polisleri, kendi hapishaneleri vardı. Her iki aktörün de, kendilerini destekleyecek ve kendilerine yardakçılık yapacak kişileri veya güçlü grupları satın alabilecekleri göz kamaştırıcı ve harikulāde zenginleri mevcuttu. İşte her iki aktör de, bu ve benzeri maddî araçlarla ve yollarla insanlar üzerinde hükümranlık kurabiliyordu. Ve bütün bu imkânlara sahip herhangi bir insan, aynı şeyi yapabilir/di. O halde ilahlilik bu işin neresinde/ydi öyleyse?
Sayfa 38
"İnanıyorum, çünkü saçmadır -credo quia absurdum est". Tertullianus (Hristiyan düşünür)
Sayfa 55·Kitabı okudu
Belirsizlik ve Kesinlik
Kesinlik ve tam belirlilik, hem özgürlüğü ortadan kaldıracak, düşünme ve araştırma faaliyetini anlamsızlaştıracak, hem de yaşamı anlamsız hale getirecektir. Özgür olma ve düşünme, ancak belirsizlik durumuna bağlı olarak var olabilir. Mutlak kesinliğin olduğu yerde özgür seçimlerden bahsedilemez. Ve yine mutlak kesinliğin olduğu yerde düşünme faaliyetine de gerek olmaz. Önümüzdeki belirsizlikler bizi kesinliğe ulaşma yolunda düşünmeye mecbur eder. Varoluşçu filozofların anlatımıyla hem özgürlüğe mahkûmuz hem de düşünmeye.
Sayfa 25·Kitabı okudu