Social media makes you think you have all this freedom,but you don't. Not really. You're stuck behind a device watching others live out their dreams. You post selfies of fake smiles and expensive clothes, hoping that someone will envy you.
Bir şehirde rakip 2 seri katil ve 1 ressam. Ve o artık birinin yeni takıntısı diğerinin ise kurbanı.
Cole gündüzleri ünlü bir sanatçı iken geceleri ise seri katildir. Cole bir sergide Mara'i fark eder aradan bir süre geçer İşledigi cinayet sonrası dönerken kızı bağlı ve ölmek üzere halde bulur. Bakar, Yardım etmeden yanından geçip gider. Haftalar sonra ölmek üzere olan Mara'yı canlı halde görünce şaşırır. Ve artık kız onun yeni takıntısı, kendisi ise kızın takipçisidir.
*Stalker
*Dark romance
*Seri katil×sanatçı
Konusu itibariyle aşırı ilgimi çekti. Başlar başlamaz bitti. Sürekli ne olacak nasıl kurtulacak diye merak içinde okudum. Karakterlerin olaylara karşı tepkileri, çatışmaları derken sıkılmadan ilerledim
Başrol erkek sosyopat ve psikopat bir karakter. Yazar bunu güzel işlenmişti. Kızı görünce direkt etkilenme aşık olma gibi olay olmadı. Kızı gözlemledikçe ve içindeki azimi görünce ondan etkilendi. Ama belittiğim gibi karakterin işlenisini sevdim,kendisini kesinlikle değil.
Mara ise psikolojik sıkıntılara sahip olan bir karakter. Aynı zamanda boyun eğmeyen, güçlü biri. Korksa bile tepkisini belli ediyor, altta kalmıyor.
Özellikle kurtuluş sahnesinde gerçekten çoook iyiydi. Kilişenin aksine kurtulmak için bir erkeğe ihtiyaç duymadı.
Konu olaylar falan genel olarak güzel ve farklıydı. Sadece kamera sahnesi beni aşırıııı rahatsız etti. Kıza hak verdim, adam hak etti fakat adamin bunu onu cinsellik açısından daha iyi keşfetmek defalarca izlemesi, tatmin olması falan iğrençti. Bunu da karakterin ikisinin de psikolojik olarak rahatsız olmalarına bağladım. Sosyopat bir karakterden normal bir duygusal tepki veya davranış bekleyemem zaten. Yoksa Normal bir dark romance olup odak ilişkileri üzerinde olsa bırakırdım.
Seri 2 kitaptan oluşuyor bana göre 2'ye pek
Kusursuzluğun adeta vücut bulmuş hali olan karakterler... Ve herkes onların peşinde...
Yorum öncesi kısaca konu ve tropelar:
Ünlü hokey yıldızı Lincoln bir gün yanlış numaraya mesaj atar, konuşmasın ilerisinde kızın ona fotoğrafını göndermesi ile kız onun yeni saplantısı haline gelir.
*Dark hokey romantizmi (hafif)
*Takipçi
*Takıntılı erkek karakter
*ilk görüşte aşk-takıntı
*tek ve ilk aşk-takıntı
Tamam, anladık. En GÜZEL, en YAKIŞIKLI sizsiniz. Her sayfada o çok güzel, harika , kusursuz sözleri mutlaka var. Tam diyorum bitti, bu sefer sıra adama geciyor. O çok yakışıklı, sixpackleri, bacakları... Yeter. Bizim kavrayamayacağımız düzeyde güzellik anlayacağınız.
Kafada güzel ya da yakışıklı bir karakter kuruyorsun ve yazar sürekli hayır daha güzel, daha görkemli olmalı diyip duruyormuş hissiyatı verdi.
Bununla kalmıyor. Herkes bu ikisine aşık. Kızla görüp flörtleşmeyen sadece 1 erkek vardı. Herkes ona asılıyor, bütün erkeklerin GÖZÜ ONDA. Oğlan zaten... Kuyruğa girmiş kızlar mı desem, üzerine atlayanlar mı... Sürekli tekrar etmesi KABAK TADI verdi.
Mükemmeliyet mevzusunu abartıp döngüye sokmasaydı. Kitap daha iyi olabilirdi. Max 2 3 kere söylesen de anlıyoruz, 73784844 kereye gerek yok.
Kitap son %20 'ye kadar çok dark romance havası vermedi. Sonrasında asıl takıntılı, hastalıklı kişiyi gördük. Ve itiraf ediyorum ben sevdimm;) 7 puanı verdiren bu ve akıcılığı oldu.
Takıntı seviyesi bir dark romance göre yerindeydi. Dövme, paparazzi, son yeminler vs iyiydi. Özellikle DÖVME... ;)
Bu seriyi (özellikle 3.kitabını) görmüştüm. Sonunda bitti. Veee an itibariyle 3'ü bulup geçiyorum. (2.kitap ikinci şans temali olduğundan)
Hokey ve takipçi teması içeren hafif bir dark romance istiyorsanız bir şans verebilirsiniz. Düzeyi düşük olsa da belirttiğim tropeların herkese